Avukat bir meslektaşımızın ekşisözlük'te paylaştığı güncesi

insanlık yapıp dava masrafını küsüratlı istemiştim üzerine tek kuruş eklemeden, fazlasını verip "üstü kalsın çorba içersin" demişti ya müvekkil ben de burada anlatmıştım hani, işte o müvekkilden sonra bana bir haller geldi. artık ilk adımı atan ben olmuyorum asla. ilk aramada telefonu açmıyorum. ikinci aramada telefonu açınca sanki yargıtay 16. ceza dairesi başkanı ile önemli bir toplantım varmış da yarıda kesilmiş gibi davranıyorum, karşıdakini mahçup duruma düşürüyorum. ya da iki saniye önce aqua parkta kaydırağın tepesinden kendini aşağı bırakmış biri kadar eğleniyorken diyelim ki, telefon geldiğinde en mesut yılmaz suratımı takınıp sesimin tonunu ve rengini dünyanın en ciddi şeyini konuşmak üzere değiştiriyorum. kısa kesik net cevaplar veriyorum. azarlama opsiyonu da dahil olmak üzere otorite kurma imkanlarını sonuna kadar zorluyorum. bu da konuşmaya resmi ve mesafeli bir hava katıyor. 

eskiden böyle miydim ben? eskiden olsa sabah 7 gece 12 hafta sonu bayram tatili demeden büyük bir iştiyakla telefonu açar talep edilmeyen bilgileri bile verir sıcacık uğurlardım adamı, 2 dakika olması gereken konuşma olurdu 25 dakika, sonra benim için ay çok tatlı biri dediğini duyar ama işi başka bir avukata verdiğini öğrenirdim. 

şimdi çeşitli vurgu ve tonlamalarla sohbeti istediğim resmiyet mesafesinde sabitleyip müvekkili ya da danışanı teklifsizlik alanından uzak tutuyorum. açlıktan ağzım bile koksa bu iş olmasa da olur hatta öfff nerden çıktı şimdi bu iş der gibi davranıyorum. bazen fırça atıyorum, bazen öflüyorum, bazen müsait olduğum halde yarın arayın diyorum. bazen telefon beklediğini bildiğim ve onu arayacağımı söylediğim halde bırak o arasın diyorum.

mesleğe başlarken müvekkilin peşinden koşarsam ne kadar da avukat bir avukat derler diye düşünmüştüm öyle olmuyormuş. 

ve yemin ederim müvekkil seviyor bu muameleyi. sesindeki saygı tonu bile değişiyor. daha bi eziliyor. müvekkil sıcak davranan, her istediğinde ulaşabildiği, ayağına getirdiği, istediği gibi yönetebildiği avukatı eziyor. diğer türlü davranınca da tuhaf bir boyun eğme davranışı sergiliyor. hoş, öküz gibi davranalım da demiyorum ama mesafe iyidir, fazla istekli görünmek kötü.

artık milletin dertlerine amatör bir avukat merakıyla yaklaşıp anlattığı şeylere insanlık namına ilgi gösterir pozisyonda olmak da istemiyorum. işime yaramayan bir talep olursa derhal şutluyorum. cevap vermek, ilgilenmek, sıkıntısına danışmanlık düzeyinde çözüm bulmak zorunda değilim. ikinci bir şans vermiyorum.

geçen gece bir tanesi arıyor 23.30'da. açmadım. iki kere daha aradı. açmayınca mesaj attı. çok acil döner misin diye. dedim acaba babası mı öldü? dayanamadım dönüş yaptım, meğer ihtarname çekmişler. trilyar dolarlık dava, ihtarnameye kaça cevap verirmişim? 200 tl olur muymuş? ben çok güleryüzlüymüşüm ay çok sıcakmışım ben.

sonra başka bi tanesi mesela. ücretimi söyledim. kasten öldürme suçu. aç köpeklik yapıp cmk'ya yöneldiler. halbuki boğazda dükkanları var anasını. iyi tamam dedim benlik bir şey kalmadı o zaman. iki günde bir arıyorlar, şunu şöyle yapsak haksız tahrik olur mu? ama karısı da aldatmış? savcıyla konuşsak bunu böyle yapar mı? bi 30 saniye sustum. derin bir nefes aldım. adam telefon kapandı zannetti alo alo alo diye çırpınıyor. sesli söylememem gereken birtakım şeyleri içimden söylerek olası bir silahlı çatışmanın önüne geçtim ve sordum, beyfendi dosyanızın bir avukatı var mı? evet cmk'dan falanca. eee dedim neden bana danışıyorsunuz? ya ne bileyim sizi kendime yakın hissettim. niye ettiğini söyleyeyim, gel dediklerinde sevgilimi ekip en güler yüzlü suratımla ayaklarına kadar gidip sabırla bütün sorularını cevapladım. nedeni bu.

artık bu müvekkil kısmına taviz vermek yok. şunu nasıl yaparız diye sorduklarında vekaletname çıkarın cevabını vereyim diyorum. avukat bey ulaşamıyoruz derlerse pazar sabahı saat 9'da aradığın için olabilir mi diyeceğim bundan sonra. duruşma saati ararlarsa diye otomatik ret mesajı olarak kayıtlı "beni duruşma vakti arama demedim mi?" mesajını çekip göndereceğim. yok, başka türlü bu kitleyle baş etmek imkansız. (Kaynak)

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Bu içerik ile ilgili görüşler