Açıktır ki, iki kavram, “özgürlük” ve “nedensel belirlenim” birbirini dışlayan, eğer biri tercih edilecekse diğerini zorunlu olarak dışarıda bırakan, öyle ki birine doğru olan yönelim diğerinin olasılığını reddetmeyi dayatan ve artık günümüzde neredeyse iki temel ideolojik pozisyondur.

Açıktır ki, iki kavram, “özgürlük” ve “nedensel belirlenim” birbirini dışlayan, eğer biri tercih edilecekse diğerini zorunlu olarak dışarıda bırakan, öyle ki birine doğru olan yönelim diğerinin olasılığını reddetmeyi dayatan ve artık günümüzde neredeyse iki temel ideolojik pozisyondur. İstisnasız olarak tüm nesnelerin doğadaki nedensellik  yasasına tabi olduğu, belirlendiği bir dünyada özgürlük kavramından bahsetmek mümkün değildir. Bu yasayla kurgulanan bir dünyada, insanı edimlerinden dolayı sorumlu tutmaktan bahsedilemez. Doğadaki bir nesne olarak insan da bu nedensellik yasasının katı belirlenimi altındadır ve edimlerini etkileyen motifler başka bir empirik olguda aranmalıdır. Dahası, “suç” ya da “ceza” kavramlarına karşı geliştireceğimiz dil, dolaylı olarak bu iki kavram arasındaki tercihimize göre şekillenecektir.

Başka bir deyişle, örneğin “suç” olgusuna karşı takınacağımız tavır, “nedensellik” ve “özgürlük” arasında gidip gelen sarkacın bizi yönlendirmesine bağlıdır.

Güven ÖZDOYRAN – ODTÜ, Doktora Öğrencisi.
Flsf Dergisi – 2006, 1. sayı

===========================

MAKALENİN TAMAMINI, BURADAN  İNDİRİBİLİRSİNİZ!

===========================

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Bu içerik ile ilgili görüşler