Siz hiç doğa belgesellerinde amuda kalkan fil, ateş çemberinden atlayan aslan ya da selam veren at gördünüz mü? Göremezsiniz, çünkü doğada böyle saçma hayvan davranışları yoktur. Ama kendini hayvanların efendisi zanneden insan, 18. yüzyıldan bugüne kadar süren bir utancın; sirk denen korku ve işkence çadırlarının mimarı oldu.

Fil Topsy, 19. yüzyılın sonlarına doğru popülerliği artan bu sirklerden birinde, Forepaugh Sirki’nde “görevli”ydi. Topsy, emirleri yerine getiriyor, işini yapıyordu. Kancalı sopalar ve zincirlerle dövülmüş, yapması gerekenler “güzellikle” öğretilmişti.

Ailesinden koparılıp kapatılan, gösteri saatini karanlık ve soğuk kafesinde bekleyen, bakıcısının keyfine göre beslenen Topsy zamanla gerginleşti. Artan stresi üç kişinin ölümüyle sonuçlandığında, suçlu tabii ki ona eziyet edenler değildi. Coney Island Lunaparkı’na götürülen Topsy’den “cinayet”lerinin hesabını sormak Thomas Edison’a düştü.

Ampulü icat etmediği halde kendisinden bir yıl önce buluşu gerçekleştiren Joseph W. Swan’a hayatı dar eden Edison, sonunda rakibiyle ortak olarak doğru akım ve ampul sorununu çözmüştü. Ancak bu kez alternatif akımı bulan Nikola Tesla’yla kapışmış, ülkeye elektrik dağıtma konusunda bir yarış başlamıştı.

Edison’un şeytani planı şuydu: Topsy’ye alternatif akım verirken halka izlettirecek, böylece Tesla’nın icadının ne kadar tehlikeli olduğunu ispatlayacaktı. Sirk yandaşlarından Topsy’nin intikamını alarak onların sempatisini kazanmak da pastanın kreması olacaktı. 4 Ocak 1903′te Edison 6600 voltluk alternatif akımı dev Topsy’nin vücuduna verirken, hayvandan dumanlar yükseldi. Koca fil yere yıkıldı. İzleyenler çılgınca alkışladı. Çünkü onlar kendilerince canlı bir hayvanın acı çekerek ölmesini değil, bir sirk efsanesinin son gösterisini izliyorlardı.

DİKKAT: HASSAS İÇERİK !!

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Bu içerik ile ilgili görüşler