Jump to content
  • Tarih

About this blog

Tarihi olaylar, kişilikler, yaşamlar, antlaşmalar ...

Entries in this blog

Salem Cadı Olayları – ABD ‘de Cadı Avı ve İhbarcılık Histerisi

Salem cadı olayları; 1692 - 93 yılları arasında İngiliz sömürgelerinin yaşadığı Massachusetts'in (günümüzde ABD'nin kuzeydoğusunda eyalet) Salem Kasabası'nda yaşanmıştır. Barbados'tan getirilen Tituba adlı bir köle kadının anlattığı vudu öykülerinden etkilenen birkaç genç kız, içlerine şeytan girdiğini iddia ederler ve aralarında Tituba'nın da bulunduğu üç Salemli kadını cadılıkla suçlarlar. Onlar da, işkence altında başkalarını suçlar ve sonunda bir ihbarcılık histerisi tüm Massachus

ankahukuk

ankahukuk

Engizisyon Mahkemelerinin en mükemmeliyetçi infaz yöntemi: Diri diri yakılma

Tam bir imha ve temizlenme anlamına gelen diri diri yakılma, Ortaçağ Avrupasındaki Engizisyon Mahkemelerinin ceza hiyerarşisindeki en ağır infaz şekli idi. Engizisyon Mahkemeleri tarafından 17. yüzyılın başına kadar kısmen uygulanan ölüm cezaları, bazen başka yöntemler kullanılsa da “diri diri yakma”, “suda boğma” ve “diri diri toprağa gömme” olarak üç farklı grupta toplanabilir. Bu infaz yöntemleri arasında “diri diri yakma” ceza hiyerarşisi içinde en ağırı idi. Tam anlamı

Ankara İstiklal Mahkemesi'nde Bir Heyet-i Fesadiye Davası

Ankara İstiklal Mahkemesi'nin 1925 sonlarında başlattığı ve zorlama bir kararla toplu olarak gördüğü Heyet-i Fesadiye Davası. Heyet-i Fesadiye Davası 10 Ocak 1922'da tamamlandı. Aslında üç ayrı dava söz konusuydu. Çerkez Ethem'in Kuva-yı Seyyaresinin Bolşevik Taburu Komutanı İsmail Hakkı Bey'in en önemli sanığı olduğu ve birinci dönem milletvekilleri Eyip Sabri (Akgöl) ve Hüsrev Sami (Kızıldoğan) beylerin de aralarında bulunduğu yedi sanıklı hıyanet-i vataniye davasında sanıklardan İsm

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

Dünya'da Bilinen İlk Mahkeme Kararı

Samuel Noah Kramer'in kitabından alınmış bir mahkeme kararı “İLK MAHKEME KARARI” İ.Ö. 1850 yıllarında Sumer ülkesinde bir cinayet işleniyor. Biri ber­ber, biri bahçıvan, biri de mesleği belli olmayan üç kişi tarafından Lu-­İnanna isimli bir mabet memuru öldürülüyor. Katiller bilinmeyen bir nedenden, onun Nin-dada isimli karısına, kocasını öldürdüklerini söy­lüyorlar. Kadın bunu gidip ilgililere bildireceği yerde susup oturuyor. Fakat o zaman bile, daha doğrusu yükse

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

Kral Edward’ın Türkiye Ziyareti

Eylül 1936’da Büyük Britanya Kralı VIII Edward (şimdiki kraliçenin amcası) Türkiye’ye gayriresmi ziyaret yaptı. Kral, özel Nahlin yatını kiralamış, Amerikalı sevgilisi Wallis Simpson ve dostlarıyla Akdenz’e açılmıştı. Kendi hükümetiyle arası kötüydü; dış politikada yapmaya çalıştığı hamleler hoş karşılanmıyordu. Yugoslavya ve Yunanistan’a gittikten sonra 3 Eylül’de Çanakkale’ye geldi, buradaki İngiliz mezarlarını ziyaret ettikten sonra İstanbul’a doğru yola çıktı. The Times gazetesine

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

Teşkilat-ı Mahsusa’nın meşhur silahşoru Yakup Cemil: Puslu havada kurtken kuzu olmak

İttihat ve Terakki Cemiyeti iktidarı ele geçirirken birçok yasadışı yola tevessül etmişti. Bunlar arasında suikast, adam kaçırma ve şantaj bazılarıydı. Bu tip eylemler, başında Enver Paşa’nın bulunduğu ‘fedailer’ grubu olarak bilenen bir ekip tarafından yapılıyordu. Her şeyiyle Enver Paşa’ya tam bir bağlılık içinde bulunan fedailer grubu içinde; Yakup Cemil, Kuşçubaşı Eşref, Süleyman Askeri, Binbaşı Eyüp Sabri, Kolağası Resneli Niyazi, Albay Selahaddin, Cafer Tayyar, Sapancalı Hakkı, M

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

Eski Yunan Yargı Sistemi: MÖ IV. Yüzyılda Atina’da Yargıçlar Ve Mahkemeler

Bu makalede Aristoteles’in tarihsel ve bilimsel olgulara ilişkin kapsamlı derlemeleri arasında günümüze ulaşan “Atinalıların Devleti” adlı eseri temel alınarak MÖ IV. yüzyılda Atina yargı sistemi konu edilmektedir. Çalışma, söz konusu eseri esas alarak eskiçağ Atina’sının yargı sisteminin temeli olan yargıçlar, mahkemeler ve yargılama usulleri tarihsel analiz yöntemleri çerçevesinde incelenmiştir. Eski Yunanlıların siyasal örgütlenmesi, günümüzden farklı olarak ulus devlete değil, “polis” denile

ankahukuk

ankahukuk in Makale

M. Kemaleddin'in Çevirisi ile Maurice Hauriou'nun "Hukuk Fakülteleri ve Gayeleri" Adlı Makalesi

M. Kemaleddin'in Darülfunun Hukuk Fakültesi Mecmuası'nda yer alan 1927 yılına ait bu çevirisi, Maurice Hauriou'nun kaleme aldığı ve başka konu başlıkları ile yayımlanmasına devam edileceği anlaşılan yazılardan biridir. Maurice Hauriou meşhur Fransız hukukçu ve sosyolog olarak Toulouse Hukuk Fakültesinde uzun yıllar ders vermiş ve görüşleri ile ülkesinin hukuk pratiğini etkilemiştir. Ona göre hukuk, toplumsal yaşamın düzenleyicilerindendir ve hukukun toplumun çağdaşlaşmasını ve sürekliliğini sağl

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

Mecelle'de İş Sözleşmesi

Genç bir hukuk dalı olan ve gelişimini sürdüren iş hukukuna ilişkin Osmanlı hukukunda hükümler bulmak mümkündür. Bu hükümlerden bir kısmı da Mecelle içerisinde düzenlenmiştir. Genç bir hukuk dalı olan ve gelişimini sürdüren iş hukukuna ilişkin Osmanlı hukukunda hükümler bulmak mümkündür. Bu hükümlerden bir kısmı da Mecelle içerisinde düzenlenmiştir. İş sözleşmesine ilişkin hükümler Mecelle’nin ikinci kitabı olan Kitabü’l-icârât içinde “icare-i ademi” başlığı altında bulunmaktadır. Diğ

ankahukuk

ankahukuk in Makale

Kolektif suç mu kolektif çılgınlık mı?

Halkın önemli bir kısmı, Hitler’in iktidara gelmesini açıkça destekledi. Hitler, sadece işçi sınıfının örgütlü ve bilinçli olduğu çok az yerde ve Yahudilerin bir kısmından oy almamıştı. Şubat 2016'da Almanya’nın Detmold kentinde, Auschwitz toplama kamplarında bekçi olarak çalışan 94 yaşındaki Reinhold Hanning “170 bin insanın öldürülmesine iştirak etme” suçunu işlemekten yargılanmaya başlandı. İlk duruşmada avukatları, sanığın yüz binlerce insanın gaz veya yakılma suretiyle öldürüldüğü Ausc

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

Nazileri Kandıran Salgın

II. Dünya Savaşı, Almanya'nın Eylül 1939'da Polonya'yı istila etmesiyle başlamıştı. Polonya'yı hem sosyal olarak ekonomik olarak sakat bırakan ve 5,5 milyon Polonyalı'nın öldüğü bu savaşta bazı Polonyalı erkek, kadın ve çocuklar iki Polonyalı hekim sayesinde ölümden kaçabildi. Eugene Lazowski ve Stanislaw Matulewics kurgusal bir salgın bulmaya karar verdiler ve sahte bir aşı geliştirdiler. Salgın tifo, mahpuslarla ve mültecilerle ilişkili bir hastalıktı. Bu savaş hastalığı, özellikle insanl

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

×
×
  • Create New...