Ceza Hukuku Özel Hükümler Pratik Sorular ve Cevapları - Süleyman Demirel Üni. H.F.

CEZA HUKUKU ÖZEL HÜKÜMLER PRATİK ÇALIŞMA SORULARI    11.11.2015

Olay-1 )

A, Suriye’den pasaport ve vize sahibi olmayan belli sayıda kişiyi Yunanistan’a götüreceğini söyleyerek kişi başı 2 bin dolar almıştır. Suriye sahilinde kişilere bir tekne hazırlayıp başına da B’yi yerleştirmiş. B de başlangıçtaki plan dahilinde teknedekileri Akdeniz ‘den Türkiye sahillerine bırakmış fakat göçmenlere Yunanistan’a geldik demiştir. 

1- İşlenen suç veya suçları tespit ediniz. Suçun fail ve mağdurlarını tespit ediniz. Suçun özel görünüş biçimlerini (teşebbüs, iştirak, içtima) TCK hükümleri açısından değerlendiriniz.

Cevap: 

1) Olayda A ve B göçmenleri Suriye’den Türkiye’ye yasadışı yollardan sokmuşlardır. Bu fiil göçmen kaçakçılığı suçunu oluşturabilir. Göçmen Kaçakçılığı SuçuTCKm.79’ da düzenlenmiştir. Buna göre “Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan bir yabancıyı ülkeye sokmak veya ülkede kalmasına imkan sağlamak” bu suçu oluşturur . Pasaportsuz bir şekilde göçmenlerin Türkiye’ye sokulması ile suç tamamlanmıştır.

Fail: Bu suçun faili göçmenler değil, göçmenleri hukuka aykırı şekilde ülkeye sokan, ülkede kalmasına veya ülke dışına çıkmalarına imkan sağlayan kişilerdir. Olayda Ave B müşterek faildirler. Zira göçmenler ile anlaşma yapan, menfaati sağlayan ve göç için tekneyi hazırlayan A ile göçmenleri yasadışı yollarla başka bir ülkeye götürdüğünü bilen, tekneyi yöneten ve kaptanlığını yapan B arasında önceden var olan bir anlaşma ve fiil üzerinde ortak hakimiyet söz konusudur. 

Mağdur: Mağdur konusunda doktrinde tartışmalar söz konusudur. Kanuna 2010 yılında eklenen ağırlaştırıcı sebeplerle ilgili hükme baktığımızda kanun koyucunun göçmenleri suçun mağduru olarak kabul ettiği sonucuna varılabilir .  

Doktrindeki ağırlık görüş de bu yöndedir. Ancak Yargıtay gerek eski, gerekse yeni kararlarında bu suçun mağdurunun göçmenler değil, “uluslararası toplum” olduğunda ısrarcıdır. Doktrinde farklı görüşler mevcuttur: Kimi yazarlar suçun mağdurunun uluslararası toplum olduğunu , kimi yazarlar toplumu oluşturan bireyler olduğunu , bazı yazarlar ise göçmenler olduğunu savunmakta, bazı yazarlar ise mağdurun geniş anlamda uluslararası toplum, dar anlamda göçmenler olduğunu söylemektedir . Doktrinde bu konudaki tartışmalar hala devam etmektedir. Ancak Yargıtay değişiklikten sonraki kararlarında dahi göçmenlerin suçun konusunu oluşturdukları, suçun mağdurunun ise uluslararası toplum olduğunu kabul etmektedir .

Fiil: “Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan bir yabancıyı ülkeye sokmak veya ülkede kalmasına imkan sağlamak” bu suçu oluşturur . Pasaportsuz bir şekilde göçmenlerin Türkiye’ye sokulması ile suç tamamlanmıştır.  Göçmen Kaçakçılığı açısından olayda failler yabancıları Türkiye’ye sokmuşlardır. Faillerin Türkiye’ye değil Yunanistan’a gitmek istemeleri sonucu değiştirmez. Olayda failler yasadışı yollardan yani pasaport kanunu hükümlerine aykırı olarak göçmenleri Türkiye’ye sokarak md. 79’daki “ülkeye sokma” fiilini işlemişlerdir.

2) Olayda söz konusu olabilecek diğer bir suç ise dolandırıcılık suçudur. 

Dolandırıcılık Suçu  TCK M.157’de düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; “Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.” 

Fiil: Failler, başlangıçta kişileri maddi menfaat karşılığı Yunanistan’a götüreceğini söylemesine rağmen Türkiye’ye bırakmıştır. Burada fail A, göçmenlere Yunanistan’a götüreceğini söylemesi, bunun için bir kimse bulması ve tekne hazırlaması hileli davranışlardır ve olayda hileli davranışlar, Yargıtay’ın aradığı soyut yalan boyutunu aşması koşulu da gerçekleşmiştir. Ayrıca aldatılan kişilerden 2 bin dolar alınması da menfaat sağlanması koşulunu oluşturmaktadır.

Dolandırıcılık suçunun nitelikli halinin gerçekleşip gerçekleşmediği:

M.158’de dolandırıcılık suçunun nitelikli halleri düzenlenmiş olup “b” bendinde suçun “Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle” işlenmesi halinde  faile daha fazla ceza verilecektir.Olayımızda kişilerin zor şartlarından faydalanılarak işlenmesi halinde nitelikli dolandırıcılık suçu oluşacaktır.Kanunun bu hali nitelikli hal olarak kabul etmesinin sebebi, kişinin içinde bulunduğu tehlikenin ve zor şartların etkisi altında, başkalarına güvenmeye daha fazla ihtiyaç duyduğu bir zamanda, bu durumundan yararlanılarak istismar edilmesidir . Kişinin bu durumda aldatılması daha kolaydır. Olayımızda eğer böyle bir durum söz konusu ise nitelikli halden bahsedilecek, değil ise basit şeklinden ceza verilecektir. Olayda böyle bir durumun bulunup bulunmadığı belirtilmemektedir.

Fail: Bu suçun faili hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan A ve B’dir. Önceden var olan bir anlaşma ve fiil üzerinde ortak hakimiyet var olduğu için bu kişiler müşterek faildirler.

Mağdur: Hileli davranışlarla aldatılan göçmenler bu suçun mağdurudur. Suç hem göçmenlerin hem de başkasının zararına işlenebilir. Zararına işlenen kişiler ise suçtan zarar görendir. 

Teşebbüs: Göçmen kaçakçılığı suçu açısından suç tamamlanmıştır.2010’daki değişiklikten sonra göçmen kaçakçılığı suçu teşebbüs aşamasında kalsa bile tamamlanmış gibi cezalandırılacaktır. Ancak olayımızda ülkeye yasadışı yollardan sokma fiili gerçekleştiği için suç tamamlanmıştır.
Dolandırıcılık suçu açısından da kişiler aldatılarak söylenenden başka bir yere götürülmüş ve maddi menfaat temin edilmiş olduğu için artık tamamlanmış bir dolandırıcılık suçu vardır denilebilir.

İçtima: Olayımızda içtima açısından değerlendirme yapacak olursak bir fiil ile hem göçmen kaçakçılığı hem dolandırıcılık suçu işlenmiştir. Zira maddi menfaat maksadıyla kişiler yasadışı yollardan ülkeye sokulmakla birlikte, hileli davranışlarla aldatılıp maddi menfaat de elde edilmiştir. TCK m.44’e göre;“İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.” Dolayısıyla failler fikri içtima hükümleri gereğince cezası ağır olan suçtan yani göçmen kaçakçılığı suçundan yargılanırlar. 

İştirak: Olayda anlaşma yapan A ile teknenin kaptanlığını yapan ve yöneten B işi birlikte yürütüp ortak hakimiyet kurdukları için müşterek faildirler. 

2- Olayımızda maddi menfaat hususunda anlaşılmış fakat daha sonra A’ya bu anlaşılan miktar teslim edilmemiş olsa idi cevabınız değişir miydi?

Cevap:

Göçmen kaçakçılığı suçunda maddi menfaat üzerine anlaşılması yeterli olup bu maddi menfaat elde edilmemiş olsa dahi suç tamamlanmış olur. Zira TCK md. 79’da suçun “maddi menfaat elde etmek maksadıyla”işlenmesi aranmakta fakat menfaatin elde edilmiş olması göçmen kaçakçılığı suçunun tamamlanması için şart olmamaktadır.  Dolayısıyla maddi menfaat temin edilmese dahi suç tamamlanmıştır. 

Dolandırıcılık suçu açısından ise kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak özellikle aranmakta olup, yarar sağlanmaz ise TEŞEBBÜS söz konusu olur. Bu yararın vaat edilmesi veya bu hususta anlaşmaya varılması suçun tamamlanması için yeterli değildir. Eğer hileli hareketler ile aldatma sonucu maddi menfaat konusunda anlaşmaya varılır ve fakat menfaat sağlanmaz ise suç teşebbüs aşamasında kalmış olacaktır.

Dolayısıyla sadece göçmen kaçakçılığı suçu tamamlanmış olup, dolandırıcılık suçu ise teşebbüs aşamasında kalmış olacaktır.

3- B’nin aslında göçmenleri Yunanistan’a bırakmak üzere yola çıktığını fakat hava şartlarının kötü olması sebebiyle Yunanistan’a ulaşamayacaklarını düşünerek Türkiye sahillerine bıraktığını düşünelim. Bu durumda hangi suç veya suçlar oluşur?

Cevap: 

Her şekilde göçmen kaçakçılığı suçunda tek şart bu suçun maddi menfaat elde etmek maksadıyla işlenmesidir. Dolayısıyla başlangıçtaki amaç başka bir yere bırakmak olsa dahi failin göçmenleri  pasaport ve vize olmaksızın yasadışı şekilde Türkiye’ye sokması bu suçu oluşturacaktır.

ZORUNLULUK HALİ: Olayda zorunluluk halinden söz edilebilir mi? 

Zorunluluk hali kusurluluğu etkileyen bir sebep  olup bu durumda işlenen fiillerde faile ceza verilmez.  Olayda göçmenlerin Türkiye’ye bırakılmasında zorunluluk hali söz konusu olabilir mi bakmak gerekir.  TCK md. 25 fık.’ye göre zorunluluk halinden söz edebilmek için tehlikenin de ağır ve muhakkak olması gerekir. Ağır ve muhakkak tehlike değişik nedenlerden kaynaklanabilir. Ayrıca kişinin zorunluluk halinden yararlanabilmesi içintehlikeye “bilerek neden olmaması” gereklidir. Olayda göçmenlerin bindirildiği teknenin fırtına nedeniyle batma tehlikesi söz konusudur. Bu tehlikeli duruma hukuka aykırı bir şekilde denize açılan A ve B’nin sebebiyet verdiği söylenebilir. Tehlikeye neden olma kapsamında fırtınaya neden olma değil, göçmenlerin hayatı bakımından tehlikeli bir durumun ortaya çıkmasına neden olma anlaşılmalıdır.

Dolandırıcılık suçunda ise kandırma iradesinin ve aldatmanın başlangıçtan itibaren var olması gerekmektedir. Olayda ise başlangıçtan itibaren böyle bir irade olmayıp daha sonradan başka sebepler ile söylenenin aksi yapılmıştır. Dolayısıyla bu durumda aldatma söz konusu olmadığı için dolandırıcılık suçu oluşmayacaktır. 

Olay-2)

A, Suriye’den pasaport ve vize sahibi olmayan belli sayıda Suriye vatandaşı kişiyi Türkiye’ye götüreceğini söyleyerek kişi başı 2 bin dolar almıştır. Kişilere bir tekne hazırlamış, ellerine bir harita vermiş ve teknenin nasıl kullanılması gerektiğini anlatmıştır. Tekne yola çıkmış ve fakat Türk Karasularına girdikten sonra batmış ve yolculardan bir kısmı hayatını kaybetmiş, diğer bir kısmı ise kurtarılmıştır.

1- İşlenen suç veya suçları, fail ve mağdurlarını tespit edip, teşebbüs ve içtima hükümleri açısından olayı değerlendiriniz.

Cevap:

1) Göçmen Kaçakçılığı: Göçmen kaçakçılığı açısından her ne kadar kanunun ifadesinde “ülkeye sokmak” kavramına yer verilse de failin bizzat göçmenlerin yanında bulunup ülkeye sokmasına gerek yoktur. Bu imkanı sağlaması sonucu fail göçmenlerle birlikte bizzat bulunmasa dahi ülkeye giriş yapıldığında suç tamamlanacaktır.

Göçmen kaçakçılığı suçunun ilk şartı maddi menfaat elde etmek maksadı gerçekleşmiş, ikinci şart olan yasadışı yollarla ülkeye sokma şartı da gerçekleşmiştir. Zira ülke kavramına TCK m.8 gereği Türk Karasuları da girmektedir. Suç ise ülke sınırları içine girmekle tamamlanmış olacağından Türk Karasularına girildiği anda artık tekne burada batmış olsa bile tamamlanmış bir göçmen kaçakçılığı suçu söz konusu olacaktır. 

2) Kasten/Taksirle Öldürme: Eğer olayda kişiler ölmüş veya yaralanmışsa, kasten öldürme ve taksirle ölüme neden olma söz konusu olabilir. Ancak kasten öldürme olabilmesi için teknenin batmasının faillere yüklenebilmesi gerekir. Bunun için teknenin denizde batabilecek nitelikte denize elverişsiz olması, failler tarafından bu hususun bilinmesi ve göze alınmış olması gerekir. Bu hususlar gerçekleşmişse faillerin kasten, eğer faillerin ölmesi göze alınmamışsa taksirle öldürme söz konusu olabilir. Ancak bunun için de yine faillerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmış olması gerekir. Olayda kaptansız olarak kişileri deniz yolculuğuna çıkarmak tek başına taksirle ölüme neden olmak bakımından sorumluluğu gerektirip gerektirmediği tartışılabilir. Ancak denize elverişsiz olduğunu bilerek verilen teknenin batması halinde taksirin varlığı kabul edilebilir.

İçtima: 765 sayılı eski kanuna nazaran yeni kanunda ölüm hali nitelikli bir hal olarak düzenlenmemiştir. Bu sebeple bu suçun işlenmesi sırasında ölüm meydana gelmiş ise gerçek içtima gereği kişi hem göçmen kaçakçılığı suçundan hem de ayrıca kasten öldürme veya taksirle öldürmeden de cezalandırılacaktır.  Çünkü failin eylemi tek fiil olarak kabul edilemez .
Tartışılması gereken diğer husus; ise birden fazla kişinin ölmesi halidir. Bu durumda TCK md. 43/2’e göre aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda aynı neviden fikri içtima hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağıdır. TCK m.43/2’nin uygulanabilmesi için aynı suçun birden fazla kişiye tek bir fiille işlenmesi gerekir .

M.43/3 te de bu durumun istisnasını oluşturan suçlara yer verilmiştir. Bunlar arasında kasten öldürme ve kasten yaralama da vardır. Bu durumda faile mağdur sayısınca ceza verilir. Kasten öldürmede  aynı neviden fikri içtima hali uygulanmayıp  mağdur sayısınca kasten öldürme suçu oluşacaktır . 

Sonuç olarak göçmen kaçakçılığı suçunun işlenmesi sırasında göçmenlerin vücut bütünlüklerine gelebilecek zararlardan ötürü fail göçmen kaçakçılığı suçunun yanı sıra kasten veya taksirle öldürme, kasten veya taksirle yaralama suçlarını işlemiş ise ayrıca cezalandırılacaktır .  

Tartışılması gereken diğer bir husus; Göçmen kaçakçılığı suçunda mağdurları göçmen olarak kabul edersek bir fille birden fazla kişiye karşı işlenmiş bir göçmen kaçakçılığı suçu oluşacak ve aynı neviden fikri içtima gereği bir ceza verilip bu ceza arttırılacaktır(TCK m.43/2).

Ancak göçmenler suçun mağduru sayılmaz ise bir göçmen kaçakçılığı suçunun oluştuğunu söylemek gerekecektir.

Nitelikli haller: m.79/2-a açısından olayın değerlendirilmesi: 

Yine göçmen kaçakçılığı suçunun nitelikli hallerine baktığımızda; göçmen kaçakçılığı suçunun göçmenlerin hayatı bakımından bir tehlike oluşturması halinde nitelikli hal söz konusudur. Olayımızda kurtarılan yolcular geminin batması sonucunda hayati tehlike geçirmişlerdir. 

Buna göre; suç, mağdurların hayatı bakımından tehlike oluşturmuş ise ceza arttırılarak verilir  (TCK m. 79/2). Ancak fiilin yaralama boyutuna ulaşması halinde ayrıca cezaya hükmolunacaktır . Yaralama kasten de taksirle de olsa fail ayrıca cezalandırılacaktır. Çünkü bunlar nitelikli haller içinde değildir. Birden fazla kişi yaralanmış olursa ve kasten yaralama halinde m.43/3 gereği mağdur sayısınca kasten yaralama suçu da oluşacaktır.  

Olay-3)

A, B ve C, Isparta’ya kaçak yollardan girmiş paraya ihtiyacı olan Suriyeli ailelerin çocuklarını aileye belli bir ücret vererek tarım işinde çalıştıracağını söyleyerek almıştır. Daha sona çocukları Antalya’ya götürerek dilencilik yaptırmıştır. 

1- Oluşan suçları belirleyiniz. İştirak hükümleri açısından değerlendiriniz.

Cevap: 

İnsan Ticareti :  İnsan ticareti tanımına baktığımızda kişilerin zorla çalıştırılmak maksadıyla kandırmak suretiyle rızalarını alıp bir yerden başka bir yere götürülmesi, kaçırılması, barındırılması insan ticareti suçunu oluşturmaktadır.  Olayımızda zorla çalıştırmak maksadıyla bir yerden başka bir yere götürülen kişiler çocuklar olmakla birlikte kandırılmak suretiyle rızaları alınanlar aileleridir. 

TCK m.6’ya göre çocuk deyiminden, henüz 18 yaşını doldurmamış kişi anlaşılır. Yine Medeni Kanun’da 18 yaşından küçüklerin bu gruba dahil olduğu ve ailelerin kendileri üzerindeki velayet yetkileri olduğu açıktır . Dolayısıyla ailelerin rızalarının da bu şekilde bir araç fiille sakatlanarak alınması suçun oluşumunu engellemeyecektir. 

Öte yandan TCK m.80/3 gereği 18 yaşından küçüklerinbirinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hallerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir. Yani 18 yaşından küçük olan bu kişilerin rızası önemli değildir. Kandırma, çaresizliğinden yararlanma, cebir, tehdit veya başka herhangi bir araç fiile başvurulmuş olmasa dahi bu suç oluşmuş olacaktır. 

2- Eğer A, B ve C, bu Suriyeli ailelerin Suriye’den ülkeye pasaportsuz bir şekilde gelmesini de sağlamış iseler hangi suçlar oluşabilir?

Cevap:

Burada 2’li bir ayrıma gitmek gerekir: Zira göçmen kaçakçılığı suçu ile insan ticareti suçunun fiilleri arasında benzerlik bulunmaktadır: 

1. Eğer faillerin amacı başlangıçtan itibaren bu kişileri zorla çalıştırmak ise bu amaçla ve ailelerin de belli araç fiillere başvurularak(olayımızda kandırılarak)  ülkeye sokulmaları ile birlikte insan ticareti suçu oluşmuş olacaktır. Zira insan ticareti suçunun asıl fiillerinden biri de bu amaçlarla kişileri ülkeye sokmaktır. Ülkeye soktuktan sonra bu amaçlarla bu kişilerin barındırılması yeni bir insan ticareti suçuna sebebiyet vermez. Zira bunların her biri suçun seçimlik hareketleridir. Bu durumda da tek bir insan ticareti suçundan söz edilir. Bu kişiler aynı zamanda pasaportsuz olarak ülkeye sokulmuşlardır. Bunun için failler kişilerden maddi menfaat de almış iseler aynı zamanda göçmen kaçakçılığı suçu da oluşup fikri içtima gereği cezası ağır olan suçtan cezalandırılacaklardır. 

Ülkeye soktuktan sonra bu kişiler üzerinde amaç fiillerin gerçekleştirilmesi örneğin zorla çalıştırılması yeni bir insan ticareti suçuna sebebiyet vermez. Ancak bu fiiller başka bir suç oluşturuyor ise faillere o suçlar için ayrıca ceza verilir. 

2. Eğer faillerin amacı başlangıçta dilencilik yaptırmak değilse sadece maddi menfaat karşılığı ülkeye sokmak niyetinde olup kişileri bu amaçla ülkeye sokmuşlarsa göçmen kaçakçılığı suçu söz konusu olur. Göçmenleri ülkeye soktuktan sonra aslında bunları dilendirirsek iyi para kazanırız düşüncesiyle daha sonra ailelerini kandırarak çocukları Antalya’ya götürmeleri halinde de insan ticareti suçu oluşmuş olacaktır. Olayda aynı fiile biden fazla suç söz konusu olmayıp her iki suç farklı zamanlarda, farklı fiillerle işlenmektedir. Yani önce göçmen kaçakçılığı, ardından insan ticareti suçu işlenmiştir. Aralarında gerçek içtima söz konusudur. 

 

dipnotlar

1 - Göçmen kaçakçılığı(1)

    Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;
    a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,
    b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,
    Kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 22/7/2010 - 6008/6 md.) Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
    (2) (Ek fıkra: 22/7/2010 - 6008/6 md.) Suçun, mağdurların; 
    a) Hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,
    b) Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi,
    hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır. (1)
    (3) Bu suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek cezalar yarı oranında artırılır. (1)
    (4) Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. (1)

2 -  (2) (Ek fıkra: 22/7/2010 - 6008/6 md.) Suçun, mağdurların;
    a) Hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,
    b) Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi,
    hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır. (1)

3 - ÖZBEK ve diğerleri, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 7.baskı, Eylül, 2014, s.60

4 - YENİDÜNYA, Caner, Türk Ceza Hukukunda Göçmen Kaçakçılığı suçu, Değişiklik sonrası makalesi

5 - TEZCAN, ERDEM, ÖNOK, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, 12.baskı, Ankara, 2015, s.88

6 - ŞEN, Ersan, Türk Ceza Kanununda Uluslararası Suçlar

7  - 18. C.D., E. 2015/54, K. 2015/28, T. 31.3.2015

8 - Göçmen kaçakçılığı

    Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;
    a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,
    b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,
    Kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 22/7/2010 - 6008/6 md.) Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
    (2) (Ek fıkra: 22/7/2010 - 6008/6 md.) Suçun, mağdurların; 
    a) Hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,
    b) Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi,
    hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır. (1)
    (3) Bu suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek cezalar yarı oranında artırılır. (1)
    (4) Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. (1)

9 - Dolandırıcılık

    Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.
    Nitelikli dolandırıcılık
            Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;
    a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
    b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,
    c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
    d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
    f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
    g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
    h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,
    i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
    j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
    k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
    İşlenmesi halinde, iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.)Ancak, (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
10 - KOCA/ÜZÜLMEZ, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 2.baskı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2015, s.653

11 - YENİGÜN, Bülent, Göçmen Kaçakçılığı Suçu; Yüksek Lisans Tezi
12 - YENİDÜNYA, Caner,   "Türk Ceza Hukukunda Göçmen Kaçakçılığı Suçu" isimli makalesi
13 - YENİGÜN, Bülent, Göçmen Kaçakçılığı Suçu; Yüksek Lisans Tezi
14 - YENİDÜNYA, Caner,  "Türk Ceza Hukukunda Göçmen Kaçakçılığı Suçu" isimli makalesi
 (Ek fıkra: 22/7/2010 - 6008/6 md.) Suçun, mağdurların; 
    a) Hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,
    b) Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi,
    hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır. (1)

15 - YENİGÜN, Bülent, Göçmen Kaçakçılığı Suçu; Yüksek Lisans Tezi
16 - YENİDÜNYA, Caner,   "Türk Ceza Hukukunda Göçmen Kaçakçılığı Suçu" isimli makalesi
17 - İnsan ticareti
    Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek suretiyle kişileri ülkeye sokan, ülke dışına çıkaran, tedarik eden, kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren veya sevk eden ya da barındıran kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.
    (2) Birinci fıkrada belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller var olduğu takdirde, mağdurun rızası geçersizdir.
    (3) Onsekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hallerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir.
    (4) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Disqus Yorumları