Jump to content


  • Who's Online (See full list)

    There are no registered users currently online

  • Member Statistics

    • Total Members
      17
    • Most Online
      102

    Newest Member
    Elif Nurbanu Or
    Joined

Bu gün, bir başka özel...


Recommended Posts

BU YAZI, SİTE ÜYELERİMİZDEN  MEHTAP DENİZ TARAFINDAN,  06.05.2006 TARİHİNDE SİTEMİZE EKLENMİŞTİR.

 

Anneler için yapılan kutlamaların Sümerlere dek dayandırıla-bilineceği söylenmektedir. Anaerkil düzeninin hüküm sürdüğü; tarihin ilk çağlarından bu yana, daha çok yerel ve dönemsel isimlerle analık, doğurganlık niteliğiyle ön plana çıkmış ve doğanın uyandığı bahar mevsimiyle özdeleştirilmiştir.Her bahar gelenek haline getirilen kutlamalar kesintisiz binlerce yıl sürmüş; resmi olmazsa da Mezopotamya ve Anadolu uygarlıklarının binlerce yıl önce başlattığı aynı zamanda gelenek haline getirdiği bu günün tarihçesi; 20. yüzyılın başında 1907 yılında 12 yaşındaki bir çocuğun (Anna) annesini anmak adına, kilisede bir tören sağlamasıyla başlamış sayılır. Bunu takiben; politikacılara ve rahiplere mektuplar yazarak bu günün gelenekleşmesi isteğinde bulunur.1908 yılı içinde Mayıs ayının ikinci pazar gününün Amerika'daki tüm eyaletlerde Anneler Günü olarak kutlanmasına kesin olarak karar verilir ve resmi bir gün olarak günümüze yansır.

Acısıyla, tatlısıyla, nefes aldığımız her bir gün, şüphesiz ki bizim için anlamlıdır ancak; toprakananın bile her yıl doğaya yeniden can verdiği mevsimde; annelere ayrılmış olan bu özel ve de güzel günü kim unutabilir ki? Kime sorarsak soralım eminim ki hakikati savunan erdemli akıl sahiplerinin seslerinden şunları duyarız; "Bizim için herşeye katlanan, her zaman ihtiyaç duyabildiğimiz güvenli kucağından ne zaman mahrum etmiş ki unutalım..."  Ne kadar büyümüş olursak olalım, bize öz güven kazandıran fakat, yine de gözden ırak olduğumuz vakit, gönlünden uzak kalamadığımız tek varlığımız ANNEMİZ...

cocuk1.jpgKaç kardeş olursak olalım, bizleri aynı ölçüdeki sevgileriyle ayrı ayrı kucaklayarak ilk olarak hayatımıza; hukuku- düzeni katan, hak ve özgürlüklerimizi şefkatle kollayan tek varlığımız annemizin adaleti, Yüce Allah'tan sonra ki en güzel adalettir diyebiliriz.
Her durumda yapıcı, yaratıcı, üretken, maddi, manevi herşeyde her durumda bir koruyucu ve yaşatan; çözümsüzlüğe, gayretle yorulmak nedir bilmeden eğilen; kurtuluş savaşında omuzlarında mermi taşıyan ninelerimizin torunları; neslimizin devamını sürdüren; canından can verdikleri evlatlarını gururla ordumuzun hizmetine seve seve veren yine annelerimiz değil mi?
O halde; bu gün, bu gündür diyelim ve bu günden başlayıp hepbirlikte ailemizde, bulunduğumuz ilde, ülkemizde, dünyamızda, evrende neler olup bittiğini gözlemleyerek, düşünce-çözüm üretip yorumlayarak, sorunlarını dile getirmek gerekmez mi?
Neden hala dizleri tutmayan annelerimiz çaresizce hastahane kapılarında koşturmakta? Neden sağlıkları için gerekli olan ilaçları rahatça alamıyorlar? Neden hala yurdun ücra köşelerinde unutulanlar var? Neden hala coğrafi nedenlerle körpecik iki can acı çekerek ölüme yenik düşebiliyor? Kısaca, her anneye kadın demek mümkün olabiliyorsa; bu gün hak ettikleri yere geldiler mi?

Nedenleri, niçinleri sıralarken zihinlerimizde yankılanan feryatlarını duyamuyorsak, her bakışında gözleriyle okşandığımız eşi bulunmaz sevgiyi tatmak kadar kaybetmekte bir o kadar acı olsa gerek. Gönül aynamıza derinden bakabilmeyi başarmak, eminim ki herkesi derin sevgilere itecek; belki de bu sayede kendi annemize olan aşkın kokusuyla mest olup ülkedeki tüm ANNELERE sonsuz sevgilerimizi daha anlamlı bir şekilde saygıyla sunma fırsatı verecektir.

Bu gün yaşamın kıyılarında gezerken, İstanbulu değil, gözlerim kapalı; gökteki yıldızlar gibi dünyamızı süsleyen annelerin yüreğinde gizli kalmış çığlıkları dinlemek istiyorum; gözlerim kapalı hafiften fırsatlar yaratıp estirmek istiyorum yurdumun dört bir yanına... Bu gün, hayatın fırtınalarından kurtulup şefkat dolu limanıma daha fazla sığınmak geliyor içimden çünkü; yaşanan her an maziye karışıyor ve her saniye hızla "geçmiş" oluyor! Bir anın bile boşa akmasına gönlüm razı olamıyor; anneciğimi doya doya koklamak, her an o sevgi dolu bakışlarını üzerimde görmek, yüreğindeki o tatlı sıcaklığı tekrar tekrar his etmek istiyorum. Bu gün sadece hayat muhasebesini yapıp sevgi bilançosunu çıkarmak istiyorum. Bu gün İstanbul'u değil, gözlerim kapalı kendimi dinlemek, anneciğimin bana olan sevgisinin aynısını ben de ona ve tüm annelere vermek istiyorum.

ALLAH kimseyi ANNE SEVGİSİNDEN mahrum bırakmasın. Genç yaşlı tüm annelere sonsuz saygı ve sevgilerimle, sevgi dolu mutlu yarınlar...


 

Link to comment
Share on other sites

 Share

×
×
  • Create New...