Jump to content



  • Who's Online (See full list)

    There are no registered users currently online

Etimolojik Hukuk Sözlüğü


Recommended Posts

BİD’AT

Sözlükte bir şeye başlamak, ibda ve ihdas etmek, yani bir şeyi ilk defa ortaya atmak; inşa etmek manalarına gelir. Genellikle İslâmiyet'in kemale ermesinden sonra ortaya atılıp dine nisbet ve izafe edilen şeylere denir. Bu şeyler Hz. Peygamber (s.a.s) 'in sağlığında yoktur. Sahabiler tarafından bilinmemektedir. Sonradan ortaya çıkmış ve dine sokulmuşlardır. Şu halde “dinin kemale ermesinden sonra ortaya- çıkan nesneye bid'at denir. Bir görüşe göre de bid'at, Hz. Peygamber'den sonra dinde ortaya çıkan işlere, heva ve heveslere de ıtlak edilir. Çoğulu bida' gelir.[1]


[1] UĞUR,Mücteba,Ansiklopedik Hadis Terimleri Sözlüğü,Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları,www.darülkitap.com

Link to post
Share on other sites
  • Replies 281
  • Created
  • Last Reply

Top Posters In This Topic

  • ankahukuk

    282

BİDAYET

Arapça bir kelime olup başlamak,başlangıç demektir.[1] Bidayet mahkemeleri ilk derece yerel mahkeme demektir. Davalar ilk önce bidayet mahkemelerinde görülür. Karar ise temyiz mahkemesinde (Yargıtay) temyiz olunur.


[1] Büyük Türk Sözlüğü,Hayat Yayınları,s.139

Link to post
Share on other sites

BİLANÇO

Bir kuruluşun belli bir tarihteki aktifini varlıklar ve alacaklar olarak bir sütunda (sol sütun) pasifini de borç ve sermaye olarak bir sütunda (sağ sütun) gösteren cetveldir.[1]


[1] ŞAHİN,Mehmet,İş İdaresine Giriş,1.Fasikül,Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi,s.54 ,1994 Eskişehir

Link to post
Share on other sites

BİLDİRMEK

Türkçe bir kelime olup,haber vermek ,anlatmak demektir.osmanlıca ilam,ifham,ihbar ve tebliğ ile yakın anlam ilgisi vardır.[1] Yeni iş kanununda “bildirimli fesih” ve bildirimsiz fesih”  tamlamalarında kullanılmaktadır.


[1] Büyük Türk Sözlüğü,Hayat Yayınları,s.141

Link to post
Share on other sites

BİLGİ

Bilgi Arapça ilim, marifet, malumat, hikmet, burhan, sultan, ayet anlamlarında kullanılan bir keli­medir. Genel olarak “insan zihnine konu olan her şey” de­mektir. Sözlük anlamıyla ilim, mutlak olarak bilmek, bir şeyin şuurda hasıl olması, sağlam olarak bilmek, kesin olarak bilmek, deneyerek bilmek, bir şeyin gerçe­ğini bilmek mânâlarına gelmektedir. Felsefe Sözlüğü'nde bilgi için, "Bilme edimi; bilinen şey; bilme edi­mi sonunda ulaşılan şey... Bir şeyin bir şey olarak kav­ranması", gibi manalar verilmektedir.

Bilginin, bilen (süje), bilinen (obje) ve bilgi olmak üzere üç öğesi vardır. İslâm bilginleri arasında yaygın olarak kullanılan tarifler ise şöyle:

"İlim, alim (bilen) ile malum (bilinen) arasında tahakkuk eden nisbettir." "Bir nesnenin sure­tinin akılda (zihin) husul bulmasıdır." [1]


[1] Kur’anda Zihin Eğitimi, www.darulkitap.com.

Link to post
Share on other sites

BİLİM

Bilim (ilim), "gözlem ve deney ile elde edilmiş sistematik bilgi"dir. Bilimin daha detaylı bir tanımı da şöyle: Bilim, "...zaman ve mekân dünyasında yer alan şeylerin, olgu ve olayların yapılarını, onlar arasın­daki sebep-sonuç bağlantılarının oluşturduğu düzeni keşfetmeyi; bu konuda elde edilen verileri dedüktif bir sistem içinde toplamayı ve nihayet bütün olup-biten­lerin hangi temel yasalara göre cereyan ettiğini belirle­meyi gaye edinen beşeri faaliyetler"dir. Gazzali'ye göre bir bilginin ilim olabilmesi için ta­savvur (marife) derecesinden çıkarak tasdik derecesine ulaşması gerekir. Bunun iki safhası vardır:

1- Apiori yani zihinde evvelce var olan bilgiler;

2- Tasdik veya tekzibi gerektiren merhale. Bu ikinci safhaya ancak "delil, isbat (burhan) ve kıyas ile ulaşılır."

Mesela “ağaç” kelimesi bir bilgidir (tasavvurat-kavram). “Ağaç yeşildir” ifadesi ise bilimdir (tasdikat-yargı-hüküm) [1]


[1] Kur’anda Zihin Eğitimi, www.darulkitap.com.

Link to post
Share on other sites

BİLİNÇ

Belirli bir zaman sınırı içinde insanın kendisinden ve çevresinden haberdar olması haline bilinç denir. Bilinç olmadan algılama dikkat, düşünme, hatırlama vb. zihinsel işlevlerden söz edilemez.

Link to post
Share on other sites

BİLİRKİŞİ

İhtisas sahibi olduğu konuda bilgisine başvurulan kimse. Daha çok adli konularda, kesin kanaat sahibi olabilmek için bilirkişilerin görüşleri alınır. Çok ince, hassas konularda bilirkişiye başvurulabileceği gibi, sahibi bilinmeyen bir tarla, arsanın tesbiti için en yaşlı köylü bir vatandaşa da bilirkişi olarak başvurulur.[1]


[1] http://rehber.ihya.org/yenirehber/bilirkisi.html, erişim tarihi,19.06.2009

Link to post
Share on other sites

BİRİCİKLİK (EMSALSİZLİK)

Bir kimseyi başkalarından ayıran ve kendine özgünlüğünü oluşturan tüm davranışsal özelliklerdir.[1]


[1] ÖZKALP,Enver,KOCACIK,Faruk,Davranış Bilimlerine Giriş,2. Fasikül,s.252 ,1994 Eskişehir

Link to post
Share on other sites

BİR ŞEYİN FARZ-I KİFAYE KILINMASININ SEBEPLERİ 

Bir şeyin farz-ı kifâye kılınmasının sebeplerinden biri de, bü­tün insanların o şey üzerinde toplanmalarının, geçim düzenini alt üst etmesi ve ihtiyaçlarının giderilememesi sonucunu doğurmasıdır. Mesela bütün insan­lar cihad halinde olsalar ve bunun doğal sonucu olarak da ziraat, ticaret, zenaat gibi faaliyetleri terketseler, geçim imkânı kalmaz.

Farz-ı kifayeden maksat, insanların insanca yaşayabileceği bir düzene varlık ve süreklilik kazandır­maktır. Bu gibi yükümlülüklerde, kişinin terki halinde, nefsin fe­sadı ve hayvani yönün galebesi gibi bir durum ortaya çıkmaz. Me­sela kaza, din ilimlerinin öğretilmesi, hilafet görevinin üstlenilme­si gibi. Bunlar genel düzenin sağlanması için meşru kılınmış yü­kümlülüklerdir. Tek bir adamın bu gibi görevleri üstlenmesiyle maksat hasıl olur. Yine hastaya bakılması, cenaze namazı kılın­ması da böyledir. Çünkü bunlardan gözetilen maksat, hastaların ve ölülerin ortada kalmamalarıdır. Bu maksat, bu görevleri bazı kimselerin üstlenmesiyle gerçekleşmiş olur.[1]


[1] Şah Veliyullah Dehlevi,Mütercim,ERDOĞAN,Mehmet,Hüccetullahi Baliğa,www.darülkitap.com

Link to post
Share on other sites

BİYOLOJİ

Biyoloji kelimesi, Yunanca hayat anlamına gelen βίος (bios)'la, 'incelemesi' anlamına gelen λόγος (logos)'un, birleşmesiyle oluşmuştur.[1]


[1] http://www.canlibilimi.com/biyoloji-hakkinda-her-sey.asp, 24.08.2009

Link to post
Share on other sites

BLOKAJ

Bir varlığın kullanımına yetkililer tarafından getirilen kısıtlamadır. Böyle bir durumda Varlığın gerçek sahibi kendisine ait olan varlığı istediği gibi kullanamaz.

Link to post
Share on other sites

BONO

Bono İtalyanca “buono” dan gelen bir kelime olup sözlük anlamı olarak “ödeme emri,kupon,senet” ,“üzerinde miktarı yazılı bulunan paranın,belirli bir süre sonunda belirli bir kişi ya da kuruluşa ödenmesi gereken senet” anlamına gelir.[1] Ayrıca bu kelimenin Latince “bonum” ile anlam ilgisi vardır.Bonum “iyi şey, değerli kâğıt, ödül, ikramiye” demektir.Bono adi senetlere nazaran iyişey,değerli kağıt,ödül ve ikramiye anlamlarını taşır.Çünkü adi senede göre daha avantajlıdır.Yine Latince “Bonus” ile de anlam ilgisi vardır. Bonus iyi,karlı demektir. “Bonus kart” deyimide bunu ifade eder. Diğer sıradan kartlara göre dava avantajlı demektir.[2]

Terim olarak sözlük anlamına paralel olarak bir bedeli kayıtsız şartsız ödeme vaadini, kime veya kimin emrine ödenecekse onun ad ve soyadını, senedi tanzim edenin imzasını, tanzim ve ödeme gününü, vadeyi ihtiva eden, ciro ile devrolunabilen bir ticari senet demektir.Bononun ticari hayattaki önemi, bir kredi vasıtası olmasındandır. Ticari hayatta nakit para ihtiyacının karşılanmadığı zamanlarda yaygın bir ödeme aracı haline gelir.[3]


[1] PÜSKÜLLÜOĞLU,Ali, Türkçedeki Yabancı Sözcükler Sözlüğü,s.79,Arkadaş Yayınevi,2004,Ankara

[2] NİŞANYAN,Nişanyan,Çağdaş Türkçenin Etimolojik Sözlüğü, http://www.nisanyansozluk.com/search.asp ?w=bono,28.08.2009

[3] http://rehber.ihya.org/yenirehber/bono.html, erişim tarihi 19.06.2009

Link to post
Share on other sites

BORDO

 

Bu renk, koyu kırmızı renkteki "Bordeaux" şaraplarının adından gelir.Bordeau Fransa''da bir şehir ismidir.[1]


[1] http://www.becerikli.net/showthread.php?t=52901 , 17.07.2009  

Link to post
Share on other sites

BORSA

Bourse kelimesinden gelmektedir.Terim olarak belirli ticaret merkezlerinde, belirli tarihlerde alıcı ve satıcıların biraraya gelerek menkul kıymetlerin fiyatlarını saptadıkları yerlerdir. Borsalarda sözkonusu malların hazır bulundurulmaları gerekli değildir.[1]

 

 

[1] http://www.finhat.com/finhat/menu/sozluk/sozlukz.html erişim  tarihi 28.09.2007

Link to post
Share on other sites

BOŞANMA

Evlilikten maksat,sevgi ve merhamet üzerine bir aile kurmak ve onun hak ve sorumluluklarım yerine getirmektir. Be­şer taibatı gereği eşler arasında ufak tefek dedikodular, az, çok kırgınlıklar olsa bile, bunlar eşler arasındaki doğal bağları, normal huzur ve sükunu bozmadıkça aile binasının yıkılmasına gidilmemelidir. Eğer aradaki bağlar kopmuş, huzur ve sükûn kaybolmuşsa doğal olarak boşanma kapısı aralanmış demektir. Birçok durum­da boşanma kaçınılmaz zannedilir, sonra da pişmanlık duyulur. Bundan dolayı boşanmadan önce çok iyi düşünmek, yerinde he­saplar yapmak gerekir.

Ama kalbler katılaşır ve donarsa evlilik birliği temelinden sarsılırsa, aile bağını sürdürmek asla mümkün olmaz. Bu durumda en uygun olan iş boşanmaktır.[1]


[1] KASAPOĞLU,Abdurrahman,Kur’an da Ahlak Psikolojisi, www.darülkitap.com.

Link to post
Share on other sites

BOŞANMA MÜESSESESİNİN LÜZUMU

Nikah, toplum hayatı için bir nimetdir, bir çok faydaları vardır.İnsanlığın silsilesinin güzelce devamına, in­sanlar arasında  ahlak ve  faziletlerin inkişafına vesiledir. Binaenaleyh bu nimeti güzelce muhafaza etmek lazımdır.

Bu, 'böyle olmakla beraber bazı esbabdan, illetten dolayı boşanmaya lüzum görüleceğinden islam hukuku ve diğer hukuk sistemleri tarafından nikah rabıtasının meşru bir suretde ref ve izalesi caiz bulunmuşdur.

Şöyle ki: nikah rabıtası, bazı şer'i ve hukuki sebebe bağlı olarak ilgili kişilerin mü­racaatları üzerine hakimin hükmiyle izale edilebileceği gibi bizzat zevcin boşaması ile de izale edilebilir. Çünkü bazan zevç ile zevce arasında öyle üzücü haller meydana gelir ki, o halde boşanmaktan başka çare kalmaz, boşanma adeta bir aileyi en büyük felaketlerden kurtarır, her birine ye­ni bir hayat verir.[1]


[1] BİLMEN,Ömer Nasuhi,Hukuk-ı İslamiyye Ve Istılahat- ı Fıkhiyye Kamusu,www. Darülkitap.com

Link to post
Share on other sites

BOYKOT

İngilizce ve Fransızca bir kelime olup sözlük ve terim anlamı bir ülkeyi,bir topluluğu veya bir kişiyi zarara sokmak amacıyla onunla her türlü ilgiyi kesmek demektir.[1]


[1] Büyük Türk Sözlüğü, Hayat Yayınları,s.224

Link to post
Share on other sites

BROKER

Borsalarda başkası adına alım satım ile ilgili şartları görüşen, malın mülkiyeti ile ilgisi olmayan ve yaptığı hizmetten belirli bir komisyon alan aracıdır.[1]


[1] http://www.finhat.com/finhat/menu/sozluk/sozlukz.html erişim tarihi 28.09.2007 

Link to post
Share on other sites

BULDANİYYE

Kelime olarak bir beldeye mensup olanlar anlamına ismi mensuptur.[1]


[1] UĞUR,Mücteba,Ansiklopedik Hadis Terimleri Sözlüğü,Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları,www.darülkitap.com

Link to post
Share on other sites

BUNAK

Zekanın,zihnin ve aklın görevini yapmaması sonucu hastalığa yakalanan kimse demektir. Arapça matuh kelimesiyle ifade edilir. Sinir hücrelerinin yıpranması sonucu bu hastalar bazen deli,bazen akıllı gibi hereket ederler. Unutma olayı artar,yeni bilgiler zihne zor yerleşir.Bunama ehliyeti daraltan sebepler arasında yer alır.[1]

Bunun günümüz hukukundaki karşılığı akıl zayıflığıdır.


[1] Şamil İslam Ansiklopedisi, http://samil.ihya.org/ansiklopedi/bunak.html, erişim tarihi,15.06.2009 

Link to post
Share on other sites

BURHAN

Sözlükte “kesin olan delil” demek­tir.  Mantık terimi olarak mukaddimat-ı yakiniyyeden (Kesin öncüllerden,doğruluğu tartışılmayan,ispatsız kabul edilen önermeler,aksiyom gibi) oluşmuş, şartlarını cami olan mantıki bir kıyasdır ki, netice hakkında kesin bilgi ifade eder.

Benzer anlama gelen kelimeleri mukayese açısından şöyle belirtebiliriz;

Hüccet: Kesin olsun, olmasın 'mutlak ol­arak delil anlamındadır.

Beyyine: Şahid ve bir da'vayı isbatlamak için gösterilen hüccet, vesika anlamına gelir.[1]

BURHAN (BİLİMSEL BİLGİ)

Kesinlik arzeden yakini (yakiniyyat)mukaddimelerden bir araya gelmiş kesin bilgiyi netice veren bir kıyas türüdür. Amacı bilimsel bilgidir.[2]  Burhan kesin öncüllerden oluştuğu ve bütün bilgiler için en güvenilir delil sayıldığı için mu’temed diye de adlandırılmıştır.[3] Burada “kesinlik” kavramından “gerçeğe tam uygunluk” kast edilmektedir. Bu, içinde zan, şüphe ve bilgisizlik barındırmayan bir düşünce aşamasıdır.[4] Burhan; zekî ve kültürlü insanların, inceliklerini anlayıp yararlanabilecekleri delîl çeşididir. Meselâ: "Âlem değişkendir, her değişken hâdistir (sonradandır)" delîli bir burhandır. Cahil ve kültürsüz insanlar burhanı anlamaz. Burhan, münâkaşa ve münâzaralarda geçerliliği olan bir delildir.[5]

 

[1] Seyyid Şerif Cürcani,Terc.ARİF,Erkan,(Tarifat) Arapça-Türkçe Terimler Sözlüğü 1993 ,http://www.darulkitap.com/indir/akaid-kitapligi-230-kitap-derleme-darulkitap.html,  erişim tarihi 23.06.2009

[2] İslam Ansiklopedisi,c.25,s.528

[3] YAVUZ,Yunus Şevki,Burhan, http://209.85.135.104/search?q=cache:KeCjXFlmUDYJ:yusufsevkiyavuz.com/% 3Fp%3D53+m%C3%BC sellemat&hl=tr&ct=clnk&cd=7&gl=tr 

[4] http://www.yeniasya.org.tr/index.asp?Section=Enstitu&SubSection=EnstituSayfasi&Date=04.06.2004&TextI D=760

[5] BULUT ,Mehmet, Akli delil, http://64.233.183.104/search?q=cache:gTjxXr-uORQJ:www.sevde.de/islam_ Ans/A/akli_delil.htm+evveliyat +denir.&hl=tr&ct=clnk&cd=1&gl=tr

Link to post
Share on other sites
×
×
  • Create New...