Jump to content



  • Who's Online (See full list)

    • There are no registered users currently online
  • Member Statistics

    • Total Members
      19
    • Most Online
      102

    Newest Member
    Semih Topluk
    Joined

Etimolojik Hukuk Sözlüğü


Recommended Posts

 

CUNTA

Cunta bir konsey yahut kurul anlamına ge­len İspanyolca bir kelimedir. Politika alanın­daki genel kullanımında 'askeri hükümet' an­lamına gelmekledir.[1]


[1] Sosyal Bilimler Ansiklopedisi

 

Link to comment
Share on other sites

  • Replies 360
  • Created
  • Last Reply

Top Posters In This Topic

  • ankahukuk

    361

 

CÜLUS

Arapça oturmak demektir.Oturulan yere de meclis denir.Cülus, Osmanlı İmparatorluğunda padişahlığa seçilen şehzadenin padişahlığının ilan edilmesi için yapılan törene verilen addır.  Osmanlı İmparatorluğu'nda törenler arasında önemli bir yeri olan Cülus-i Hümayun'un kökü, Türk törelerine ve İslam kültürüne dayanmakta ve Oğuz töresinin izlerini taşımaktadır.

Cülus Bahşişi ise, cülus töreni sırasında Yeniçerilere verilen bahşişdir.[1]


[1] Osmanlı Tarihi,Osmanlı Web Sitesi,

 

Link to comment
Share on other sites

 

CÜMLE

Biri diğerine isnad edilmiş iki kelimeden oluşan bir terkibdir ki, ge­rek senin: "Zeyd ayaktadır" demen gibi, bir şey ifade etsin ve gerekse ;"Bana ikram etmesi..." demen gibi, bir şey ifade etmesin. Çünkü bu ancak cevabın getirilmesinden sonra bir şey ifade eden bir cümledir. Öyleyse, cümle, mutlak olarak kelam'dan daha geneldir.[1]


[1] Seyyid Şerif Cürcani,Terc.ARİF,Erkan,(Tarifat) Arapça-Türkçe Terimler Sözlüğü 1993 ,http://www.darulkitap.com/indir/akaid-kitapligi-230-kitap-derleme-darulkitap.html,  erişim tarihi 23.06.2009

 

Link to comment
Share on other sites

CÜMLENİN YÜZEYSEL VE DERİN YAPISI

Bir cümlenin yüzeysel yapısı gramer (dilbilgisi) kurallarının oluşturduğu yapısıdır.Örneğin “İstanbul çok güzel bir şehirdir” ve “İstanbul çok büyük bir şehirdir” cümleleri yüzesel yapısı bakımından birbirine benzerler.

İ s t a n b u l   ç o k   g ü z e l   b i r   ş e h i r +   d i r.

      Özne                tümleç                                  dir eki

 

İ s t a n b u l   ç o k   b ü y ü k   b i r   ş e h i r+  d i r.

      Özne                tümleç                                  dir eki

 

Görüldüğü gibi cümlelerin yüzeysel yapıları birbirine benzemektedir.Fakat derin yapılarında bir farklılık vardır.

Bir cümlenin derin yapısı bir cümledeki kelimelerin simgelediği kavramların birbiriyle ilişkisi sonucu ortaya çıkan yapıdır.Bir başka deyişle bir cümlenini derin yapısı o cümlenini esas anlatmak istediği anlamdır.İstanbulun güzel olması ile büyük olması arasında çok fark vardır.

Demekki yüzeysel yapı birbirine benzediği halde derin yapı benzemez.[1]

İnsanlar fizyolojik bakımdan yüzeysel yapı olarak birbirine benzerler.Yani el ayak,burun,göz gibi organlar her insanda aynı yerdedir.Fakat hiçbir insan birbirine fizyolojik olarak benzemez.

 

[1] ÖZKALP,Enver,KOCACIK,Faruk,Davranış Bilimlerine Giriş,2. Fasikül,s244. ,1994 Eskişehir

Link to comment
Share on other sites

 

CÜNAH

Aslında bir şeyi basıp meylettiren ağırlık demek olup zorluk, sıkıntı ve genel olarak günah ve vebal manasına da gelir ki "günah" kelimesinin aslı budur.[1]


[1] YAZIR, M.Hamdi, Hak Dini Kur’an Dili,

 

Link to comment
Share on other sites

 

CÜNUN

Cünun sözlükte “örtünmek,gizlenmek,aklını kaybetmek” anlamına gelir.Bu durumdaki kişiye mecnun denir.[1]


[1] KAFİ DÖNMEZ,İbrahim, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi,ci1t,8,s.125,1993,İstanbul

 

Link to comment
Share on other sites

 

CÜRM (CÜRÜM)

Cerm   ağaçtan meyvayı kesmek demektir. Cürâme kalitesiz burmadır. Temel anlamı bu olan kelime, daha sonra kötü iş, suç anlamında kullanılır olmuştur. Cürm suç; icram suç işlemek demektir. Cirm ise ses anlamındadır.[1]


[1] ATEŞ, Süleyman, Kur’an Ansiklopedisi

 

Link to comment
Share on other sites

 

CÜZ

Sözlükte “parça, pay, hisse ve bölüm” demektir. Çoğulu eczâdır. Istılah’ta Kur’ân’ın otuza bölünmüş parçalarından her birine denir.[1]


[1] Dini Kavramlar Sözlüğü,Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları,s.108 ,2005 Ankara

 

Link to comment
Share on other sites

 

CÜZ’İ KAZİYE

Kaziyenin başında “bazı,en az biri,bir kısım” gibi sözler bulunuyorsa kaziye-i cüziye olur

Bazı insanlar çalışkandır.

Dernek üyeleri eşit haklara sahiptirler. Dernek, üyeleri arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, din ve mezhep, aile, zümre ve sınıf farkı gözetemez; eşitliği bozan veya bazı üyelere bu sebeplerle ayrıcalık tanıyan uygulamalar yapamaz.MK.m.68

 

Link to comment
Share on other sites

 

CÜZ’İ MÜFRED

Manasında ortaklık kabul etmeyen müfred lafızdır

Mesela Zeyd lafzını düşünmek Ahmet, Mehmet,Hasan,Hüseyin gibi özel fertleri düşün

meye engeldir.

Mesela çek kelimesi de cüzi müfrettir. Bono ve poliçe kelimelerini düşünmeye engeldir.

 

Link to comment
Share on other sites

 

ÇAN

Hıristiyanlıkta âyin vaktini haber vermek üzere kullanılan alettir.

Batı dillerinde campana, cloche; arapçada nâkûs, ceres; farsçada da nâkus, zeng kelimeleriyle ifade edilen "çan"ın, İlk defa nerede ortaya çıktığı kesin olarak bilinmemektedir. İlk defa Çin'de kullanıl­maya başlandığı ve oradan yayıldığı tah­min edilen çan, önceleri tehlikelerden ko­runmak maksadıyla kullanılmıştır. Bazı eski kavimlerde, yeryüzünü doldurduğuna ina­nılan kötü ve zararlı cinleri uzaklaştırmak için kullanılan çan, sonraları çok değişik alanlarda da kullanılmıştır. Hıristiyanlığın ilk üç asrı boyunca, Roma İmparatorluğun­da bu dinin yasak olması sebebiyle çan kullanılmamış, ancak Konstantin'İn hıristiyanlığa serbestlik tanımasından son­ra ilk Önce Kuzey Afrika manastırlarında ibadete davet maksadıyla kullanılmaya başlanmıştır. VIII. yüzyıldan itibaren pisko­poslar tarafından "mukaddes su" ile yıka­nan çan, böylece kilisenin aslî unsurların­dan biri haline gelmiştir. Kiliselerin büyüklüklerine göre çeşitli ebatlarda çanlar kul­lanılmaktadır.[1]


[1] İslam'da İnanç İbadet Ve Günlük Yaşayış Ansiklopedisi,www.darülkitap.com

 

Link to comment
Share on other sites

 Share

×
×
  • Create New...