Cinsel dokunulmazlığı ihlal eden fiiller, Ceza Kanununun özel hükümlere ilişkin "2. kitabının" "kişilere karşı suçları" cezalandıran "2. kısmının" "6. bölümünde" yaptırım altına alınmıştır. Kanunda cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, dört ana suç tipi halinde, "cinsel saldırı", "çocukların cinsel istismarı", "reşit olmayanla cinsel ilişki" ve "cinsel taciz" başlıkları ile düzenlenmiştir.

5237 sayılı Yeni Ceza Kanunu, kişilerin cinsel dokunulmazlığı ihlal eden fiilleri yürürlükteki 765 sayılı Kanunun aksine "genel ahlâkı ve aile nizamını" ilgilendiren ihlaller olarak değil, kişisel değerleri yönelik tecavüzler olarak değerlendirmiştir. Bu çerçevede, cinsel dokunulmazlığı ihlal eden fiiller Yeni Ceza Kanununun özel hükümlere ilişkin "ikinci kitabının" "kişilere karşı suçları" cezalandıran "ikinci kısmının" "altıncı bölümünde" yaptırım altına alınmıştır. Kanunda cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, dört ana suç tipi halinde, "cinsel saldırı", "çocukların cinsel istismarı", "reşit olmayanla cinsel ilişki" ve "cinsel taciz" başlıkları ile düzenlenmiştir.

Yrd. Doç. Dr. İlhan ÜZÜLMEZ
Bu Hukuki Çalışma Yeni Türk Adaleti Sistemi Tanıtım Sitesinden alınmıştır.

KORUNAN HUKUKİ YARAR

Bu bölümde yer alan suçlarla korunan ortak hukuki değer, kişilerin cinsel dokunulmazlığıdır. Cinsel dokunulmazlık, kişiliğin dokunulmazlığının bir parçası olmak hasebiyle hukuki korumanın konusunu oluşturmaktadır. Kişiler, gerek maddi gerekse manevi tamlıklarını etkileyebilecek cinsi saldırılara karşı masun olmadıkça gerçek anlamda özgür sayılamazlar. Zira, cinsel dokunulmazlığı karşı fiiller kişilerin cinsi ilişkiler yönünden onurunu ihlal etmektedir. Kanun koyucu bu nedenle en geniş haliyle bu tür ihlalleri yaptırım altına almaya çalışmıştır.

Cinsel dokunulmazlık, kişilere karşı cinsel davranışların gerçekleştirilmesiyle ihlâl edilir. Cinsel davranışlar ise, cinsel bir amaçla veya cinsel arzuları tatmin amacıyla gerçekleştirilen hareketleri ifade eder. Buna göre, Kanunun bu bölümünde yer alan suçlarla, cinsel amaçla veya cinsel arzuları tatmin amacıyla gerçekleştirilen filler yaptırım altına alınmıştır. Kanun koyucu cinsel dokunulmazlığa karşı suçları, cinsel davranışların vücut bütünlüğünü ihlal edip etmemesinden hareketle düzenlemiştir.
 

Cinsel Saldırı Suçu

Yeni Türk Ceza Kanununun 102. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçu, 765 sayılı Türk Ceza Kanunundaki sarkıntılık, ırza tasaddi ve ırza tecavüz suçlarının karşılığını oluşturmaktadır (m. 414, 416, 417, 418, 421).

Cinsel saldırı suçu, ya vücuda organ veya sair bir cisim sokmadan vücut dokunulmazlığının ihlali yoluyla ("basit cinsel saldırı") (m. 102/1), ya da vücuda organ veya sair cisim sokarak vücut dokunulmazlığının ihlaliyle ("nitelikli cinsel saldırı") (m. 102/2) işlenebilir.

1- Basit Cinsel Saldırı

Cinsel saldırı suçunun temel şekli 102. maddenin 1. fıkrasında tanımlanmıştır. Buna göre, cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal edilmesi cinsel saldırıdır. Bu suçun oluşabilmesi için, cinsel arzuları tatmin amacına yönelik davranışlarla kişinin vücut dokunulmazlığının ihlâl edilmesi gerekmektedir. Vücut dokunulmazlığını ihlal etmeyen cinsel davranışlarla bu suç işlenemez.

Faili ve Mağduru: Bu suç herkes tarafından herkese karşı işlenebilir. Suçun mağduru farklı cinsten bir kişi olabileceği gibi, aynı cinsten bir kişi de olabilir. Kanunda fail ve mağdur bakımından herhangi bir kayıt bulunmamaktadır.

Maddi unsur: Cinsel saldırı suçunun temel şekli, kişinin vücudu üzerinde gerçekleştirilen, cinsel arzuları tatmin amacına yönelik ve fakat cinsel ilişki boyutuna varmayan cinsel davranışlarla işlenebilir. "Cinsel saldırı suçunun özelliği, bu suçu oluşturan fiillerin mağdurun iradesi dışında gerçekleştirilmesidir. Mağdura karşı cebir veya tehdit ya da hile kullanılabileceği gibi, örneğin bilincinin yitirilmesine neden olmak veya örneğin uyku hâli dolayısıyla bilincinin kapalı olmasından yararlanmak suretiyle de bu suçlar işlenebilirler" (bkz: madde gerekçesi).

Suçun oluşabilmesi için, objektif olarak cinsel arzuları tatmin amacına yönelik şehevî nitelikteki hareketlerin gerçekleştirilmesi yeterli olup, failin cinsel arzuların fiilen tatmin etmiş olması gerekli değildir. Sarkıntılık ve ırza tasaddi olarak bilinen fiiller cinsel saldırı suçunun temel şekline uygun ihlalleri ifade eder. Buna göre, cinsel arzuları tatmin amacıyla bir kişiyi okşamak, sağını solunu ellemek, cinsel arzuların cinsel ilişki boyutuna vardırmadan kişinin vücut dokunulmazlığını ihlal ederek teskin etmek, mağduru devamlı surette sarılıp öpmek ve mahrem yerlerinin sıkıştırmak gibi hareketler cinsel saldırı suçunun temel şeklini oluşturacaktır.

Manevi unsur: Bu suçun manevi unsuru kasttır. Cinsel arzuları tatmin saikiyle kişilerin vücut dokunulmazlığını ihlal edecek davranışların gerçekleştirilmesi ile suç tamamlanır.

Hukuka aykırılık unsuru: Kişilerin rızası hilafına gerçekleştirilen cinsel saldırı fiilleri suç teşkil eder. Bu nedenle, ilgilinin (cinsel davranışlara maruz kalanın) bu tür davranışlara rıza göstermesi fiilin hukuka aykırılığını ortadan kaldırır. Geçerli bir rıza beyanında bulanabilecekler öncelikle reşit olan yetişkinlerdir. Çocukların cinsel istismarına ilişkin 103. maddeyi de dikkate alarak, onbeş yaşını doldurmuş ve kendilerine yönelik bu nitelikteki fiiller bakımından algılama yeteneği gelişmiş çocukların da rızaya ehil olduklarını belirtebiliriz.

Kovuşturma: Suçun temel şekline ilişkin soruşturma ve kovuşturmanın yapılması, mağdurun şikâyetine bağlı tutulmuştur.

2- Nitelikli Cinsel Saldırı

Cinsel saldırının nitelikli hali 102. maddenin 2. fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre, vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilen cinsel saldırılar bu suçun nitelikli halini oluşturmaktadır.

Maddi unsur: Cinsel saldırı suçunun nitelikli hali vücuda vajinal, anal veya oral yoldan organ veya sair bir cismin ithal edilmesiyle gerçekleştirilir. Vücuda penis ithal edilebileceği gibi, vajinal veya anal yoldan cop gibi sair bir cisim de ithal edilebilir. Buna göre, vücuda penis sokulmasını ifade eden ırza tecavüz olarak nitelendirilen fiillerin yanı sıra, vücuda cisim sokulması da cinsel saldırı suçunu oluşturacaktır.

Manevi unsur: Kasten işlenebilen bir suçtur. Ancak suçun temel şeklinden farklı olarak, cinsel davranışların mutlaka cinsel arzuları tatmin amacına yönelik olması şart değildir. Cinsel amaçla da bu fiillerin gerçekleştirilmesi halinde suç oluşur. Örneğin, iktidarsız bir kişinin bu durumundan kaynaklanan sebeplerle mağdurun vücuduna cisim sokacak olursa cinsel amaçlı bir cinsel saldırı fiilini gerçekleştirmiş olacaktır.

Hukuka aykırılık unsuru: Cinsel saldırıyı oluşturan hareketler, mağdurun iradesi dışında ve onun rızası hilafına gerçekleştirildikleri için suç teşkil etmektedir. Bu nedenle, ilgilinin onayı olmadan gerçekleştirilen organ veya sair cisim sokma şeklindeki davranışlar hukuka aykırıdır. Rızaya ehliyet bakımından suçun temel şekline ilişkin yapılan açıklamalar burada da geçerlidir.

Kovuşturma: Nitelikli cinsel saldırı suçunun re'sen kovuşturulan bir suçtur. Buna karşın, eşler arasında işlenen cinsel saldırı suçunun takibi şikayete bağlanmıştır (bkz: 102/2, 2. cümle) "Evlilik birliği, eşlere sadakat yükümlülüğünün yanı sıra, karşılıklı olarak birbirlerinin cinsel arzularını tatmin yükümlülüğü de yüklemektedir. Buna karşılık, evlilik birliği içinde bile, cinsel arzuların tatminine yönelik talepler açısından tıbbi ve hukukî sınırların olduğu muhakkaktır. Bu sınırların ihlâli suretiyle eş üzerinde gerçekleştirilen ve cinsel saldırı suçunun nitelikli hâlini oluşturan davranışlar, ceza yaptırımını gerekli kılmaktadır. Ancak, bu durumda soruşturma ve kovuşturmanın yapılması, mağdur eşin şikâyetine bağlı tutulmuştur" (bkz: madde gerekçesi).

3- Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Cinsel saldırı suçuna teşebbüs ve iştirak bakımından genel hükümler uygulanır. İçtima bakımından şu hususlara değinilmesi gerekmektedir: Cinsel saldırı suçunun nitelikli halleri (m. 102/2-3) ve netice sebebiyle ağırlaşmış halleri (m. 102/5-6) bakımından bileşik suç (m. 42) hükümlerine göre hareket etmek gerekmektedir.

Cinsel saldırının cebir kullanılarak işlendiği hallerde, fail, mağdurun direncinin kırılmasını sağlayacak ölçünün ötesinde cebir kullanılmışsa, gerçek içtima hükümleri çerçevesinde ayrıca kasten yaralama suçundan dolayı da sorumlu tutulacaktır (m. 102/4).

Cinsel saldırı suçu, zincirleme suç (m. 43/3) hükümlerinin uygulanmasında istisna tutulmuştur. Buna göre, bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerek aynı kişiye karşı değişik zamanlarda gerçekleştirilen, gerekse tek fiille birden fazla kişiye karşı aynı zamanda işlenen cinsel saldırı fiilleri bakımından gerçek içtima hükümleri uygulanarak, her bir ihlal bağımsız suç olarak cezalandırılacaktır.

4- Suçun Nitelikli Halleri

Cinsel saldırı suçunun nitelikli hallerine 102. maddenin 3. fıkrasında yer verilmiştir. Fıkrada, suçun belli durumda bulunanlara karşı işlenmesi, bazı sıfatı taşıyanlarca işlenmesi veya belli vasıtalarla işlenmesi cezanın yarı oranında artırılmasını gerektiren nitelikli haller olarak düzenlenmiştir. Buna göre cinsel saldırı fiillerinin;

* Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

* Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

* Üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı,

* Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte,

işlenmesi nitelikli halleri oluşturur.

Cinsel saldırının birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesini, bu suçun icra hareketlerinin müşterek fail olarak sorumluluğu gerektirecek şekilde gerçekleştirilmesi şeklinde anlamak gerekmektedir. Bu nedenle, söz konusu suçun örneğin bir başkası tarafından azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak ederek işlenmesi halinde, sadece bu nedenle "birden fazla kişi tarafından birlikte" işlenmek nitelikli haline dayanarak cezada artırım yapılamaması gerekmektedir.

5- Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Cinsel Saldırı Suçları

Cinsel saldırı fiilleri neticesinde, mağdurun beden veya ruh sağlığı bozulmuşsa, fail hakkında on yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunacaktır (m. 102/5); mağdur bitkisel hayata girmiş veya ölmüşse, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunacaktır (m. 102/6). Ancak bu fıkralara göre sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için 23. maddede öngörüldüğü şekilde failin ağır neticeler bakımından taksir seviyesinde kusurunun bulunması gerekmektedir.

Kovuşturma: Cinsel istismar suçunun gerek basit şekli gerekse nitelikli şekli re'sen kovuşturulmaktadır.
 

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu 5237 sayılı Yeni Ceza Kanununun 104. maddesinde düzenlenmiştir. Yürürlükteki 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 414 ve 416. maddelerinin muadilini oluşturan 104. maddeye göre; "Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır". Maddenin 2. fıkrasında ise failin mağdurdan beş yaştan daha büyük olması ağırlaştırıcı sebep olarak düzenlenmiştir.

Maddede, ceza hukukunda geçerli olan prensiplerle bağdaştırılması mümkün olmayan bir suç tipi düzenlenmiştir. Toplumda geçerli değer yargılarından hareketle böyle bir suç tipinin Kanuna konulduğu muhakkaktır. Ancak, mahiyeti itibariyle aksak bir suç tipi söz konusudur. Zira, bu suçun mağduru ve faili belli değildir. Kendisine karşı gerçekleştirilen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş ve onbeş yaşından büyük iki çocuğun rızaen gerçekleştirdikleri bir cinsel ilişkide, fail ve mağdurun hangi kriterlere göre tayin edileceği hususunda belirsizlik bulunmaktadır.

Madde küçüklerin cinsel ilişki girme hususundaki rıza beyanlarını muteber addetmemiş, böylelikle rızaya dayansa bile onbeş yaşını bitirmiş bir çocukla gerçekleştirilen cinsel ilişkiyi suç saymıştır.
 

Cinsel Taciz Suçu

Yürürlükteki 765 sayılı Kanunun 421. maddesinde düzenlenen söz atma suçunun muadilini oluşturan cinsel taciz suçu Yeni Ceza Kanununun 105. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre; "Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine..." ceza verilir. "Cinsel taciz, cinsel yönden, ahlâk temizliğine aykırı olarak mağdurun rahatsız edilmesinden ibarettir" (bkz: madde gerekçesi).

Maddi unsur: Bir kimseye karşı vücut dokunulmazlığını ihlal etmeden cinsel amaçlı davranışların gerçekleştirilmesi bu suçun maddi unsurunu oluşturmaktadır. Bu suç mahiyeti itibariyle cinsel arzuları tatmine yönelik hareketlerle işlenemez. Buna göre, bir kişiye karşı cinsel amaçlı olarak söz atmak, ıslık çalmak, cinsel ilişki teklifinde bulunmak, tenasül uzvunu göstermek veya soyunmak şeklindeki hareketler cinsel taciz suçunu oluşturur.

Manevi unsur: Kasten işlenebilen bir suçtur. Failin cinsel amaçlı davranışları gerçekleştirmesiyle birlikte suç tamamlanır.

Hukuka aykırılık unsuru: Cinsel taciz mahiyetini taşıyan hareketlerin mağdurun rızası hilafına gerçekleştirilmiş olması şarttır. Hukuken geçerli bir rızadan söz edilebilmesi için, bu suç ile korunan hukuki değer üzerinde tasarruf yetkisini haiz bir ilgilinin bulunması gerekmektedir. Yetişkinlerin, yani reşit olanların ve onbeş yaşını doldurmuş ve kendisine karşı gerçekleştirilen cinsel taciz şeklindeki cinsel davranışların hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmiş çocukların rıza ehliyetleri bulunmaktadır.

Suçun özel görünüş biçimleri: Teşebbüs, iştirak ve içtima bakımından genel hükümler geçerlidir. Suçların içtimaı bakımından da herhangi bir istisnai durum söz konusu değildir.

Nitelikle haller: Maddenin 2. fıkrasına göre, "Bu fiiller, hiyerarşi veya hizmet ilişkisinden kaynaklanan nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle ya da aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlendiği takdirde, yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur işi terk etmek mecburiyetinde kalmış ise, verilecek ceza bir yıldan az olamaz."

Kovuşturma usulü: Cinsel taciz suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları