Eşlerden birinin düzenlediği iddianame ile açılan davaya diğer eşin hakim sıfatıyla bakıp bakamayacağı konusunda verilen Yargıtay 4. Ceza Dairesi kararı

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ        

2014/34811 E.  ,  

2017/3790 K.

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

1- Merzifon Sulh Ceza Mahkemesinde, 01.10.2012 tarihli duruşmada davaya katılmak istemediğini beyan eden, bu nedenle hükmü temyiz etmeye hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca şikayetçi ... vekilinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, 

2- Sanık hakkında, tehdit suçlarından kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteğine gelince;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (m.22, 23) eşlerden birinin iddianame düzenlemesi halinde diğer eşin hakim olarako davaya bakamayacağına ilişkin açık hüküm yoktur.

Yine aynı Yasada bu hususta, hakimi davaya bakmaktan red sebepleri (m. 24 ve 25) ve hakimin çekinmesi konusunda da (m. 30)yer almamıştır.

2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 46 ncı maddesinin 1 nci fıkrasında,“Karı-koca, ikinci derece dahil kan ve sıhri hısımlar bir mahkemenin aynı dairesinde görev yapamazlar” düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenlemede de eşlerden birinin düzenlediği iddianameyle açılan davanın kovuşturma ve hükmüne diğer eşin katılamayacağına açıkça yer verilmemiştir.

Ancak bu düzenlemedeki yargısal hassasiyet dikkate alındığında, aynı mahkemeye iddianame ile dava açan Cumhuriyet Savcısının eşinin hükme katılamayacağının kabul edilmesi gerekir.

Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün bir mütalaasında, 2802 sayılı Yasa’nın 46 ncı maddesinin 1 nci fıkrasındaki düzenleme yorumlanırken, eşlerin mahkemeye birlikte katılmalarının hakimin reddine sebebiyet verebileceğine işaret edilmiştir (CİGM, 21.01.1986,3205 sayılı Mütülaa).

Eş olan Cumhuriyet Savcısının açtığı davaya diğer eşin hakim sıfatıyla bakması, 2802 sayılı Yasa’nın 46 ncı maddesinin 1 nci fıkrasında yer alan duruşmaya birlikte çıkmalarından farklı değildir.

Diğer yandan, hukukumuzda hükme katılmış hakimin, yargılamanın yenilenmesine konuya verdiği önem bakımından konumuzla yakından bağlantılıdır.

İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi bir kararında [Piersack/Belçika, 01.10.1982,Résolution DH(85)12], ilk derece mahkemesi nezdindeki Başsavcının yanında çalışan savcının açtığı davaya aynı Başsavcının mahkeme başkanı olarak katılmasını “tarafsızlık” ilkesine aykırı bulmuştur. İHAS’ın 46 ncı maddesi gereğince İHAM kararları sözleşmeye taraf ülkeleri bağlayıcı olduğundan, bu kararın içeriğinin hukukumuzda dikkate alınması gerekmektedir.

Eşlerden birinin iddianameyle dava açması ve diğerinin o konuda hüküm vermesi, davanın tarafları bakımından reddi hakim konusu yapılmasa bile, hakimin tarafsızlığı konusunda kuşku uyandıracağından,Anayasanın 90/son maddesinin yollamasıyla İHAS’ın 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan davanın “tarafsız bir mahkeme” tarafından görülmesi ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.

Tüm bu nedenlerle, Anayasanın 90/son maddesinin yollamasıyla, İHAS’ın 6 ncı maddesinin 1 inci fırkası ile aynı sözleşmenin 1 nci maddesindeki düzenleme ve İHAS’ın 46 ncı maddesi gereğine İHAM kararlarının sözleşmeye taraf devletleri bağlayıcı olması ile 2802 sayılı Yasanın 46/1 inci maddesindeki düzenlemenin içeriği birlikte değerlendirildiğinde,eşlerden birinin düzenlediği iddianame ile açılan davaya diğer eşin hakim sıfatıyla bakamayacağının gözetilmemesi, 
Kanuna aykırı, katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,09.02.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ         

2014/34811 E.  ,  2017/3790 K.Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararınniteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:1-  Merzifon   Sulh   Ceza   Mahkemesinde,   01.10.2012   tarihli   duruşmada   davayakatılmak istemediğini beyan eden, bu nedenle hükmü temyiz etmeye hak ve yetkisibulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddeleri   uyarınca   şikayetçi   ...   vekilinin   tebliğnameye   uygun   olarak,   TEMYİZİSTEĞİNİN REDDİNE, 2-  Sanık   hakkında,   tehdit   suçlarından   kurulan   beraat   hükmüne   yönelik   temyizisteğine gelince;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (m. 22, 23) eşlerden birinin iddianamedüzenlemesi halinde diğer eşin hakim olarak o davaya bakamayacağına ilişkin açıkhüküm yoktur.Yine aynı Yasada bu hususta, hakimi davaya bakmaktan red sebepleri (m. 24 ve 25)ve   hakimin   çekinmesi   konusunda   da   (m.   30)   yer   almamıştır.2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 46 ncı maddesinin 1 nci fıkrasında,“Karı-koca, ikinci derece dahil kan ve sıhri hısımlar bir mahkemenin aynıdairesinde görev yapamazlar”  düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenlemede deeşlerden birinin düzenlediği iddianameyle açılan davanın kovuşturma ve hükmünediğer eşin katılamayacağına açıkça yer verilmemiştir.Ancak bu düzenlemedeki yargısal hassasiyet dikkate alındığında, aynı mahkemeyeiddianame  ile dava  açan   Cumhuriyet  Savcısının  eşinin  hükme  katılamayacağınınkabul edilmesi gerekir.Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün bir mütalaasında, 2802sayılı   Yasa’nın   46   ncı   maddesinin   1   nci   fıkrasındaki   düzenleme   yorumlanırken,eşlerin mahkemeye birlikte katılmalarının hakimin reddine sebebiyet verebileceğineişaret edilmiştir (CİGM, 21.01.1986, 3205 sayılı Mütülaa).

Eş olan Cumhuriyet Savcısının açtığı davaya diğer eşin hakim sıfatıyla bakması,2802 sayılı Yasa’nın 46 ncı maddesinin 1 nci fıkrasında yer alan duruşmaya birlikteçıkmalarından farklı değildir.Diğer yandan, hukukumuzda hükme katılmış hakimin, yargılamanın yenilenmesinekonuya   verdiği   önem   bakımından   konumuzla   yakından   bağlantılıdır.İnsan   Hakları   Avrupa   Mahkemesi   bir   kararında   [Piersack/Belçika,   01.10.1982,Résolution   DH(85)12],   ilk   derece   mahkemesi   nezdindeki   Başsavcının   yanındaçalışan   savcının   açtığı   davaya   aynı   Başsavcının   mahkeme   başkanı   olarakkatılmasını “tarafsızlık” ilkesine aykırı bulmuştur. İHAS’ın 46 ncı maddesi gereğinceİHAM kararları sözleşmeye taraf ülkeleri bağlayıcı olduğundan, bu kararın içeriğininhukukumuzda dikkate alınması gerekmektedir.Eşlerden birinin iddianameyle dava açması ve diğerinin o konuda hüküm vermesi,davanın tarafları bakımından reddi hakim konusu yapılmasa bile, hakimin tarafsızlığıkonusunda kuşku uyandıracağından, Anayasanın  90/son maddesinin  yollamasıylaİHAS’ın 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan davanın “tarafsız bir mahkeme”tarafından görülmesi ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.Tüm   bu   nedenlerle,  Anayasanın   90/son   maddesinin   yollamasıyla,   İHAS’ın   6   ncımaddesinin 1 inci fırkası ile aynı sözleşmenin 1 nci maddesindeki düzenleme veİHAS’ın   46   ncı   maddesi   gereğine   İHAM   kararlarının   sözleşmeye   taraf   devletleribağlayıcı olması ile 2802 sayılı Yasanın 46/1 inci maddesindeki düzenlemenin içeriğibirlikte değerlendirildiğinde, eşlerden birinin düzenlediği iddianame ile açılan davayadiğer   eşin   hakim   sıfatıyla   bakamayacağının   gözetilmemesi, Kanuna aykırı, katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerindegörülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesiuyarınca   BOZULMASINA,   yargılamanın   bozma   öncesi   aşamadan   başlayaraksürdürülüp   sonuçlandırılmak   üzere   dosyanın   esas/hüküm   mahkemesinegönderilmesine, 09.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Disqus Yorumları