Kişilerle eşyalar arasındaki doğrudan doğruya "hakimiyet ilişkisini" düzenleyen hukuk dalıdır. Bu hakimiyet ilişkisi bir hakka dayanıyorsa "ayni haklar", bir hakka dayanmıyor sadece fiili bir durumdan ibaret kalıyorsa "zilyetlik" denir. Eşya hukukunun üç ana konusu Ayni haklar, Zilyetlik, Tapu sicili'dir.

Kişilerle eşyalar arasındaki doğrudan doğruya "hakimiyet ilişkisini" düzenleyen hukuk dalıdır. Bu hakimiyet ilişkisi bir hakka dayanıyorsa "ayni haklar", bir hakka dayanmıyor sadece fiili bir durumdan ibaret kalıyorsa "zilyetlik" denir. Eşya hukukunun üç ana konusu Ayni haklar, Zilyetlik, Tapu sicili'dir. Eşya hukuku kişilerin eşyalar ile her türlü hakimiyet ilişkilerini düzenleyen medeni hukuk dalıdır. 

Prof.Dr. Şeref Ertaş Ders Notu

İNDEKS

1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9


EŞYA NEDİR

Kişilerin üzerinde hakimiyet kurabildiği ekonomik değeri ve maddi varlığı olabilen maddelerdir. Hukuki anlamda eşyanın özellikleri

1-Maddi varlığı olması: Cismani varlığı olan şeyler eşya olarak kabul edilir. Ancak kanun koyucu bazı cismani olmayan şeyleri de eşya ile bir tutarak eşyaya ilişkin kuralların bunlara da uygulanabileceğini kabul etmiştir. Örn. Tabii kuvvetlerin mülkiyet hakkına konu olabilmesi, müstakil bazı hakların ayni hak konusu yapılabilmesi.

2-Sınırlanabilir olması

3-Hukuki hakimiyete elverişli olması, yasaklanmış olmaması, tabii kaynaklar, ormanlar mülkiyete konu olamaz.

4-Kişisel olmaması. İnsanın vucudu, organları ve ceset kural olarak eşya sayılmaz. İnsan vucudu ile kaynaşmış takma organları eşya sayılmaz, ayrılmış olan saç, takma diş eşya olarak nitelenir.

5-Ekonomik değer taşıması

Eşyanın Çeşitleri

A-Taşınır-Taşınmaz: Taşınır eşya özüne zarar gelmeden bir yerden diğer bir yere taşınabilen eşyadır. Örn. Otomobil. Taşınmaz eşya ise özüne zarar vermeden bir yerden diğer bir yere taşınması mümkün olmayan eşyalardır.

B-Basit-Bileşik: Basit eşya tek başına hukuki varlık taşıyan eşyalardır. Bileşik eşya birden fazla eşyanın birleşerek tek bir eşya niteliği kazanmasıyle oluşan eşyalardır. Birden çok yalın şeyin ayrılmaz bir biçimde birleşmesinden meydana gelir ve onu meydana getiren şeylerden ayrı bir varlığı olan eşyadır. Örn. Televizyon. Bileşik eşyayı meydana getiren parçalara "mütemmim cüz" (bütünleyici parça) denir. Bunlar fiziki varlıklarını korumakla birlikte bağımsız eşya olma özelliklerini kaybetmişlerdir. Mütemmim cüzler arasında işlev açısından bir eşitlik olabileceği gibi bir üst-alt ilişkisi de bulunabilir. Üst-alt ilişkisi mevcutsa asli-fer-i mütemmim cüz ayrımı söz konusu olur. Menkul eşya gayrimenkulle birleşince "fer-i mütemmim cüz" durumuna gelir ve artık gayrimenkul hükümlerine tabi olur. Ayni hak üzerindeki her türlü hak bütünleyici parçayı da kapsar. Bileşik eşyadan özüne halel gelmeden ayrılabilen eşyalara "eklenti" (teferruat) denir. Örn. Gözlüğün kılıfı. Asıl eşyanın mülkiyeti devredilirse bütünleyici parça da devredilmiş olur. Aksi kararlaştırılmamışsa eklentiler de devredilir. Ancak eklentilerde aksine anlaşma mümkündür.

C-Misli-Gayri misli: Sayı,tartı ve ölçü ile belirlenebilen taşınır eşyaya misli eşya denir. Örn. Buğday, para. Misli eşya harab olmaz "genu non perit" yerini ayni cinsten ayni miktar başka eşya alabilir. Sayı, tartı, ölçü ile değil ferden belirlenen eşyaya gayri misli eşya denir.

D-Tüketime tabi-Tüketime tabi olmayan: Bazı taşınır eşyadan istifade edilmesi veya kullanılması tüketilmesiyle mümkündür. Bunlara tüketime tabi eşya denir.

E-Özel mülkiyete tabi-Özel mülkiyete tabi olmayan: Kamu hizmetine tahsis edilen eşyalar; Okul binaları, hastaneler, ormanlar, kıyı şeritleri, sular, kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununa tabi eşyalar devletin mülkiyetindedir. Özel mülkiyete konu olmazlar. Bunların dışında kalan ve hiç kimsenin mülkiyetinde de bulunmayan mallar da devletin mülkiyetinde sayılır. Bu gibi yerlerde belirli şartlarda zilyetlik ile özel mülkiyet kazanılabilir.Kadastro kanununda düzenlenmiştir.

Devletin özel mülkiyetinde olan araziler (hazine arazileri) de vardır. Devlet burada özel kişilerde olduğu gibi tasarrufta bulunabilir.

HAK

Her hakta, haktan yararlanan bir aktif suje, yani hak sahibi ile borç altına giren bir pasif suje yani borçlu taraf mevcuttur. Borcun pasif sujesi, bazı haklarda belli bir şahıs veya şahıslardır. Hakka riayet, saygı gösterme veya hakkın konusunu teşkil eden edimin yerine getirilmesi, bu önceden belli şahıslardan talep edilebilir. Bu haklara "şahsi haklar" denir. Örneğin bir otomobil satış sözleşmesi söz konusu ise, alıcı taraf kendisine otomobilin teslimini ancak satıcı taraftan isteyebilir. Şahsi haklar mevcut olmayan bir eşya üzerinde de kurulabilir.

Bazı haklarda ise hakkın pasif sujesi yani hakka riayetle, saygı göstermekle yükümlü şahıslar gayrimuayyen yani önceden belli şahıslar değildir. Daha doğrusu herkes, her şahıs hakka saygı göstermekle yükümlüdür. Bunlara da "mutlak haklar" denir. Mutlak hakların üç çeşit objesi yani konusu olabilir:

-Şahıslar Üzerinde: Şahıslar üzerindeki mutlak hakların en önemlisi şahsın bizzat kendisi üzerinde sahip olduğu"kişilik hakkı", başkaları üzerinde sahip olduğu "velayet hakkı"dır.

-Eşyalar Üzerinde: Maddi mallar üzerinde sahip olduğu haklara "ayni haklar" veya nesnel haklar denir.

-Gayri maddi mallar üzerinde: Fikir sanat eserleri üzerindeki "telif hakkı", buluş üzerinde "ihtira hakkı" diğer sınai ticari haklardan ibarettir.

AYNİ HAKLAR

Kişilere belli bir eşya üzerinde doğrudan doğruya hakimiyet sağlayan haklara denir.

Türk hukukunda MK'un eşya hukukuna ilişkin kuralları "sadece ayni haklara uygulanır" Kavram olarak üç temel unsuru vardır.

A-Mevcut belli bir eşya üzerindedir

B-Doğrudan doğruya hakimiyet sağlar

C-Herkese karşı etkilidir, herkese karşı ileri sürülebilen bir haktır.

Ayni haklar herkese karşı ileri sürülebilen dolayısıyle herkes tarafından ihlali mümkün olan mutlak haklardandır. Bu sebeple kimin hangi eşya üzerinde ne gibi ayni haklara sahip olduğunun başkaları tarafından açıkça anlaşılması gerekir. Buna "aleniyet ilkesi", ayni hakların kamuya açık olması ilkesi denir. Taşınmazlarda bu "tapu sicili", taşınırlarda "zilyetlik" vasıtasıyle sağlanmaktadır. Taşınmazlarda tapuda mal kimin adına kayıtlı ise o kişi malın sahibidir. Aksini iddia eden kanıtlamak zorundadır. Ayni şekilde bir taşınırın zilyedi de o malın sahibidir. Aksini iddia eden kanıtlar.

Ayni Haklar ve Diğer Haklar Arasındaki Farklar

1-Ayni haklar herkese karşı ileri sürülebilir. Fakat şahsi haklar yalnızca belirli kişilere yani bağlı olduğu borçlandırıcı işlemin diğer tarafına karşı ileri sürülebilir.

2-Ayni haklar herkes tarafından ihlal edilebildiği halde şahsi haklar yalnızca belirli şahıslarca ihlal edilebilir.

3-Ayni haklarda hak sahibi ile eşya arasındaki ilişki, doğrudan doğruyadır. Hak sahibinin hakkını kullanabilmesi için bir aracı şahsa ihtiyacı yoktur. Malik sahip olduğu eşyayı isterse tahrip eder. İsterse başkasına temlik eder. Bunun için kimseden izin almak zorunda değildir. Halbuki şahsi haklarda hak sahibi hakkını kullanabilmek için akdin diğer yanından, bir edimde bulunmasını talep etmek zorunda olduğundan, eşya ile arasındaki ilişki dolaylıdır. Bir aracı şahsı zorunlu kılar. Bir alım satım akdinde, alıcının eşyayla ilişkisi, ancak satıcı vasıtasıyle olmaktadır. O eşyanın kendisine teslimini yalnız satıcıdan talep edebilir. Satım akdinin konusu olan eşya başkasının elinde ise, ona karşı ileri sürebileceği bir talep hakkı yoktur.

4-Ayni haklar sınırlı sayıdadır. Ayni haklarda "tip yaratmada kişiler özgür değildir".Tipleri kanun tarafından çizilmiştir. Halbuki sözleşme özgürlüğüne dayanarak kişiler istedikleri çeşit ve kapsamda şahsi haklar yaratabilir.

5-Ayni haklar bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmadığı halde, şahsi hakların kullanılması bir zamanaşımı süresine tabidir.

Ayni haklarla şahsi haklar arasındaki bu farklı özelliklere iki sonuç bağlamak mümkündür:

a-Ayni haklar mevcut mallar üzerinde kurulabilir. Halbuki şahsi hakların "henüz mevcut olmayan bir mal üzerinde" kurulmasıda mümkündür

b-Ayni haklardan hiçkimsenin muvafakati olmadan feragat mümkündür. Şahsi haklardan feragat ise karşı tarafın muvafakatına tabidir.

Ayni hakların Eşyaya Bağlı Diğer Borç İlişkilerinden Farkı

Eşyaya bağlı borç ilişkisi ile ayni haklar çoğunlukla birbirine karıştırılırlar. Bir kimsenin sahip olduğu bir eşya dolayısıyle bir borç yükümlülüğü altına girmesine "eşyaya bağlı borç" denir. Eşyanın sahibi değiştikçe buna bağlı borcun yükümlüsü de değişir. Kira, iştira, vefa gibi bazı şahsi haklar, tapuya şerh edildiğinde, gayrimenkulun sonraki maliklerine karşı ileri sürülebilen birer "eşyaya bağlı borç ilişkisi" yaratırlar. Ancak şerh edilmekle ayni hak niteliğini kazanmazlar. Çünkü bu şekilde doğan eşyaya bağlı haklar, "herkese karşı değil yalnızca gayrimenkulün sonraki maliklerine karşı" ileri sürülebilir.

AYNİ HAKLARIN ÇEŞİTLERİ

Ayni haklar, kişilere sağladığı yetkilere göre ikiye ayrılmaktadır.

A-Mülkiyet Hakkı

MK 683 göre " bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir". Türk hukukunda "liberal, sosyal bir mülkiyet anlayışı hakimdir". Bu hak sahibine üç çeşit yetki verir.

-Malı kullanma (usus)

-Maldan yararlanma (fructus)

-Malda tasarruf etme, yani başkasına temlik etme, mal üzerinde başka sınırlı ayni haklar tesis etme, malı tahrip etme (abusus)

Eğer eşyaya tek bir kişi malik ise "müstakil mülkiyet", birden fazla kişi malik ise "birlikte mülkiyet" söz konusu olur. Birlikte mülkiyet ise, eğer malikler belli paylarla mala malik iseler "müşterek mülkiyet", Belli payları olmaksızın ortaklık şeklinde mala malik iseler "elbirliği mülkiyeti" veya iştirak halinde mülkiyet söz konusu olur.

B-Sınırlı Ayni Haklar

1.İrtifak Hakkı

Hak sahibine, irtifak hakkı borçlusuna ait bir malı kullanma hakkı veren yahutta mal sahibine mülkiyet hakkının tanıdığı bazı hakları kullanmaktan kaçınma borcu yükleyen ayni haklara "irtifak hakları" denir.

a)Eşyaya bağlı: Bir gayri menkul üzerinde diğer bir gayrimenkul lehine tesis edilen irtifaktır. Malın el değiştirmesi ile irtifak hakkı sahibi de değişir. Örn. Geçit hakkı

b)Şahsa bağlı: Bir şahsa bağlı olarak kurulan irtifaktır. Şahsın ölümü ile sona erer.

-İntifa: Malı kullanma

-Sükna: Evde oturma

c)Karmaşık İrtifak hakkı: Hem şahsa hemde eşyaya bağlı olarak kurulabilir.

-Üst hakkı (inşaat hakkı)

-Kaynak hakkı

-Diğer irtifaklar

2.Taşınmaz Yükü (gayrimenkul mükellefiyeti)

Bir taşınmaz malikinin, "bu taşınmaz dolayısıyle ve bu taşınmaz karşılık olmak üzere bir kimseye karşı verme veya yapma borcu altına girmesi"dir. MK 839 "bir taşınmaz malikini yalnız o taşınmazla sorumlu olmak üzere diğer bir kimseye bir şey vermek veya yapmakla yükümlü kılar" Eğer borçlu bu borcu yerine getirmezse alacaklı o taşınmazı sattırıp alacağını tahsil edebilir. Yani rehin hakkı ile desteklenmiştir. Taşınmaz yükü en çok 20 yıl için kurulabilir. Belli şartlarda taraflar sözleşmeyi feshedebilirler.

3.Rehin Hakkı

Alacaklıya borcun ifa edilmemesi halinde rehin konusu olan eşyayı icra vasıtasıyla paraya çevirterek, alacağını, satım bedelinden tahsil yetkisi veren, bir ayni haktır. Tasarruf yetkisi rehinli alacaklıya geçmiştir.

a)Menkul rehni:

-Teslimi meşrut (şart olan) menkul rehni

-Hapis hakkı

-Hak ve alacaklar üzerinde rehin

b)Gayrimenkul rehni:

-İpotek

-İpotekli borç senedi

-İrat senedi



Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Disqus Yorumları