Jump to content

Search the Community

Showing results for tags 'cinsel taciz'.

  • Search By Tags

    Type tags separated by commas.
  • Search By Author

Content Type


Categories

  • Records
  • Lozan Antlaşması
  • Hastane Enfeksiyonlarının Hukuki Yansımaları
  • Darbeye Teşebbüs Suçu
  • Kubilay Olayı
  • Milli Nizam Partisi Dosyası

Forums

  • A Test Category
  • Hukuk Eğitimi's Hukuk Fakülteleri Bilgi Paylaşım Alanı
  • Hukuk Deposu's Hukuk Sözlükleri
  • Ankahukuk Arşiv's Arşiv Haberler
  • Ankahukuk Arşiv's Blog Yazıları

Blogs

  • Hukuk Dünyası's Ceza Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Avukatlık Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Ceza Usul Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Gayrimenkul Hukuku
  • Hukuk Dünyası's İdare Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Aile Hukuku
  • Hukuk Dünyası's İcra - İflas Hukuku
  • Hukuk Dünyası's İş Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Kira Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Medeni Usul Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Sigorta Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Sosyal Güvenlik Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Ticaret Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Tüketici Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Diğer Hukuk Dalları
  • Hukuk Dünyası's Borçlar Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Anayasa / Kamu Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Miras Hukuku
  • AnkaBlog's Sosyoloji
  • AnkaBlog's Tarih
  • AnkaBlog's Fotoğraf
  • AnkaBlog's Politika
  • AnkaBlog's Bilim
  • AnkaBlog's Sinema
  • AnkaBlog's Felsefe
  • AnkaBlog's Radyo Tiyatrosu
  • AnkaBlog's Belgesel
  • AnkaBlog's Edebiyat
  • AnkaBlog's Kültür
  • AnkaBlog's Magazin
  • AnkaBlog's Müzik
  • AnkaBlog's Psikoloji
  • Hukuk Eğitimi's Hukuk Eğitimi Dökümanları
  • Hukuk Eğitimi's Hakimlik-Savcılık Sınavları
  • Hukukçular Lokali's Yazıyorum
  • Hukuk Deposu's E-Makaleler

Find results in...

Find results that contain...


Date Created

  • Start

    End


Last Updated

  • Start

    End


Filter by number of...

Joined

  • Start

    End


Group


Hukuk Fakültesi Mezunu musunuz? / Öğrencisi misiniz?


Cinsiyet


About Me


Meslek


Mezun Olduğunuz / Okuduğunuz Hukuk Fakültesi

Found 3 results

  1. Cinsel taciz hikayeleri çoğunlukla insanı şüphelendirecek boşluklarla doludur, hele de mağdur çocuksa. Dylan Farrow’un hikayesini tam olarak bilmiyorum. Ama kendiminkini biliyorum. Gayet hoş geçen bir günün sonunda ne var ne yok diye bakınırken okudum Dylan Farrow’un mektubunu. Mektupta Mia Farrow - Woody Allen çiftinin evlatlık çocuğu olan Dylan, 20 yıldan fazla bir süre önce, 7 yaşındayken Allen’ın kendisine yönelik tacizini ve sonrasında Allen’ın hala ödüllendirilmesinin onda yarattığı hisleri anlatıyor. Bununla kalmadım, Dylan’ın annesi tarafından kandırıldığını yazıp, Mia Farrow’un ne kadar kirli çamaşırı varsa ortaya döken bir Allen savunması okudum. Zamanında elinde delil olduğunu, ama çocuğun daha fazla travmatize olmaması için dava açmamayı seçtiğini söyleyen savcının beyanatını okudum. Konu ile ilgili atılan tweet’leri, bunun aile içi bir mesele olduğunu söyleyen haber yorumlarını okudum da okudum. Cinsel taciz hikayeleri çoğunlukla insanı şüphelendirecek boşluklarla doludur, hele de mağdur çocuksa. Bize hep çok yaygınmış gibi sunulan, aslında istisna olan, yalan öyküler de vardır elbette. Yine de mektupta tacizin anlatılış şekli üzerinden az çok bir yargım oluştu sanki. Çünkü Dylan Farrow’un hikayesini tam olarak bilmiyorum. Ama kendiminkini biliyorum. Çocukluğum kendi öz annem ve babamın yanısıra kendi evliliklerinden çocukları olmayan halam ve eniştemin dahil olduğu dört ebeveynli, iki evli bir ailede geçti. Dürüst olmak gerekirse kendi ayakları üzerinde duran güçlü bir anne, kusurlarına rağmen sevgi dolu bir baba, hayran olduğum bir hala ve gerektiğinde bir babayı çok da aratmayan bir enişteyle mutlu bir çocukluktu. Taa ki ergenliğin kıyısına ulaştığım yaşa kadar. Eniştem matematik öğretmeniydi, ben de orta ikiye geçtiğim zaman matematikte zorlanıyordum. Gerçi sürekli halam ve eniştemin evlerine gidip geliyor, onlarda kalıyordum. Ama o sene annem matematik çalışayım diye ara tatilde özellikle gönderdi. Biz de yarısı matematik, yarısı tatil etkinlikleri ile dolu günlerimize başladık. Biz çalıştığımız saatlerde halam rahatsız etmemek için özellikle dışarıda bir yerlere gidiyordu. Bir süre sonra işler garipleşmeye başladı. Eniştem önce sırtımı filan okşuyordu, sonra memelerimi okşamaya başladı. Rahatsız oluyordum, anlam veremiyordum. Tatil sona ermeye yakın iş elini külotumun içine sokmaya, en son gün de vajinamın içine parmağını sokmaya kadar vardı. Hala kendimi şanslı sayarım, o son gün halamın aniden erken geleceği tuttu, yetmedi benim için arkadaşlarımla yemek organize etmişti. Bir hayalet gibi bir arkadaşımın annesinin eşliğinde yakınlarda bir lokantaya götürüldüm. Lokantadaki aynada inik pantolon fermuarımı fark ettiğimi ve başıma neyin geldiğinin kafama dank ettiği o anı hatırlıyorum. Daha doğrusu hiç unutmuyorum. Şu gün hala üzerimde pantolon olduğu her zaman arada sürekli fermuarı kontrol ederim. Neyse, dönünce anneme beni gelip alması için telefon açtım, baktım anlamıyor çıngar çıkarttım. O da kızgınlıkla gelip aldı. Başıma geleni anlamıştım, ama utanıyordum. Ne yapacağımı da bilmiyordum. İçime kapandım, her şeye öfkelenmeye başladım. Bir şeylerin ters gittiğini fark eden kardeşimin bakıcısı oldu. Ne derdim olduğunu sormaya başladı ve biraz zorlayınca döküldüm. Hemen annemi işten çağırdı, ona anlattık. Annem de bana dönüp şunu dedi: “Bunu babana anlatmayacaksın, baban katil olur.” Kimse babasının kendisi yüzünden katil olmasını istemez. Ben de anlatmadım. Ama annem dönüp, halama anlattı. Ondan da şu cevap geldi: “Sevmiştir, senin kızın uyduruyor, yanlış anlamıştır”. Bu cevap sonrasında bu olay bir süre hiç konuşulmadı, hatta unutuldu, hatta o kadar unutuldu ki ara sıra bu iki insanın evine gidip kaldığımız oldu. Ne yapalım, babam kardeşini görmek istiyordu. Fakat bu sefer de, ergenliğin bitişine doğru gelmişken tam, bir gün bambaşka bir aile meselesinde annem kızgınlıkla babama bunu anlatıverdi. Ve ne mutlu ki babam katil olmadı! Rahatsız bile olmadı. Çünkü babam bana inanmadı! Hatta eniştemin tacizine uğramış başka birinin kendisini arayıp başına gelenleri anlatmasına rağmen inanmadı. Şokla bir süreliğine filan değil, bu olaydan on sene sonra son nefesini verirken bile inanmamıştı ve eniştemle dostluğunu o ana kadar sürdürmüştü. Bu süre zarfında da zamanında taptığım halam tarafından aileye iftiracı bir deli olarak lanse edilmiştim bile. Aslında iyi yaptı, böylece zamanında halamın ilk evliliğinden olan kızının ve bir kuzenimin daha aynı kişinin daha ağır tacizine uğramış olduklarını öğrendim. Biri kocası bunu öğrenirse boşanır diye korkusundan kimseye anlatmamamız için yeminler ettirdi, diğeri ise o olayı arkasında bırakmıştı bile. Elbette bu olayın bir sürü daha acı verici detayı var. Bunu atlatmaya çalışan bir genç kız olarak kendime verdiğim türlü zararlar var. Tıpkı Dylan Farrow gibi ben de kendine fiziksel zarar verme, hatta özellikle erkeklerden zarar göreceğim tekinsiz durumların içine atlama -zira bunu hak ettiğimi düşünüyorum- gibi bir sürü kişisel felaketi aşama aşama yaşadım. Bu kadarını bile yazmak çok zor, daha da fazlasını yazmak anlamsız. Çünkü istediğim detaylar anlatıp, bana acımanızı sağlamak değil. Bu kadar yıl sonra başıma gelenin çok istisnai bir şey olmadığını biliyorum. Etraf benim gibi mağdurlarla dolu. Ama hala adalet istiyorum. Annemden, ölmüş olsa bile babamdan, daha geniş ailemden, sizden. Bir tür adalet istiyorum. Üstelik bana bunu yapan kişinin boğazına sarılmanız değil adalet olarak beklediğim, bunu yapacak fiziksel gücüm zaten var. Böyle meselelerde adalet en çok da benim -bizim- gibi mağdurların yanında olmanız. Şu veya bu şekilde. Çocuk tacizi öyküleri nadiren ortaya çıkar, şimdiye kadar rastladıklarımda da çocuğun yalan söyleyip söylemediğinin sorgulanmadığı tek bir örnek görmedim. Yine olaya ilişkin anneniz, yakın akraba çevrenizin neler yaptığı filan da sorgulanır. Halbuki mağdur olanların illa ki düzgün akrabaları, onların haklarını savunmayı becerebilecek anneleri, ağbileri, amcaları, teyzeleri olacağının bir garantisi yok. Ya da vardır belki ama bunu yapmaya çalışırken yanlış da yapabilirler. Mesela benim annem bana zarar vermeye değil, beni korumaya çalışıyordu. Yıllarca ceza niyetine kendisini epey hırpaladıktan sonra buna ikna oldum. Çocukken -veya büyükken pek farkı yok- tacize uğramışsanız ve kimseye derdinizi anlatamamışsanız, hatta yalancılıkla suçlanmışsanız, bir süre kendiniz bile deli olduğunuzdan şüphelenmişseniz hayatınız boyunca bir adaletsizliğin kurbanı olduğunuzu hissetmekten, bunu kalbinizde, beyninizde derin bir öfke olarak taşımaktan kurtulamıyorsunuz. Ben mesela, yıllar içinde en ufak haksızlığı hemen fark etmek, buna kızmak, hele arkadaşlarımın filan başına geldiğinde delirmek gibi alışkanlıklar geliştirdim. Farkında mısınız bilmem, tüm hayatımız çok da önemli olmadığını düşündüğümüz haksızlıklara kayıtsız kalmakla geçiyor. Sürekli adalet aradığımızı söylerken, gün için büyüklü küçüklü onlarca adaletsizliğe gözümüzü yumuyoruz. Hatta buna kafayı takana kızıyoruz. Kendimi de dışarıda bırakıyor değilim, o kadar yerleşik bir davranış biçimi ki bu, bazen sevdiğim birinin yaptığı haksızlığa ses çıkarmaktan kaçındığımı fark ediyorum, kendimi parçalamak istiyorum. Halbuki, demin dediğim gibi, birebir her konuda somut olarak adalete ulaşmak her zaman mümkün değil, ama haksızlığa uğrayanın yanında olmak da bir şekilde adaleti sağlamaktır. Bana göre böyle. Etrafımdakiler benim çok öfkeli olduğumu, hatta bazen bir sürü şeye aşırı tepki verdiğimi söylerler. Yerden göüe kadar haklılar. Bilmedikleri şu ki karşılarındaki terapist koltuklarında geçen saatlerden, insanın burnunu sürten yüzlerce olaydan sonra epey terbiye edilmiş bir öfke. Oysa benim içimde öfkeyle yanan, görmedikleri, görmeleri de istemeyeceğim bir yanardağ var. Bazen derdini anlatmaya çalışan, herkesin “aman ne karışayım” diye sırt çevirdiği bir insanla, arkadaşlarımın “kafana ne takıyorsun” diye kızdığı bir haksızlıkla karşılaştığımda ağzımdan, gözümden lavlar fışkıracakmış gibi geliyor. Bilmiyorlar ki, böyle bir mektup veya bir tecavüz, taciz vakası okuduğumda, hala ancak kendime fiziksel zarar vererek sakinleşebiliyorum. Sadece fiziksel zararın derecesi konusunda daha kontrollüyüm. Ne yapalım, bu dünyada adalet olsaydı, ben de bu kadar arızalı olmazdım. Yıllar yıllar önce, tensel bir hareketten rahatsız olduğumda, bunu yapan oldukça anlı şanlı, entel dantel sevgilime neden böyle hissettiğimi kavrayabilmesi için bu taciz olayını anlattım. Bana şöyle bir cevap verdi: “Zaten her kadın da sıkışınca bir taciz hikayesi anlatıyor.” Ondan beri tamamen sustum sanki. Diyeceğim o ki, geçmişinizde bu türden bir taciz deneyimi varsa, bunu Dylan Farrow gibi yıllar sonra ortaya çıkıp anlatmak epey cesaret ister. Çünkü zor bulduğunuz dengenizi kaybetmek istemezsiniz. Mesela, eğer bu mektubu okuyorsanız, benim gerçek adımı da bilemeyeceksiniz. O kadar cesaretim asla olmayacak. Üstelik okurken doğru söyleyip, söylemediğimi sorgulayacağınızı da biliyorum. Ben sizin içinizi biliyorum ve asla güvenmiyorum. Tacizcimi babam öldüğünden beri görmedim. Bana karı-koca olarak doğrudan son verdikleri hasar, kendisinin öldükten sonra babamın yanına gömülmek istediğini haber etmeleri oldu. Ama bu sefer annem kendilerine cevabı verebildi. Fakat işte, etraf tacizci dolu, tacizler de boy boy, tür tür. Dolaylı olarak verdikleri zarar her gün benimle olacak. Bunu kabullendim. Ayrıca matematiğim de iyi artık. Mihrican Züleyha K. * - BiaNet * Mihrican Züleyha K. mahlastır.
  2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 105’te cinsel taciz suçu düzenlenmiştir. Bu hükme göre bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz etmek cinsel taciz suçunu oluşturur. Ancak “cinsel taciz” kavramından anlaşılması gereken ne olmalıdır? Ar. Gör. Eylem BAŞ Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Elemanı AÜHF DERGİSİ, 38. SAYI,2016 Öncelikle söz konusu durum açıklığa kavuşturulmalıdır. Çalışmada bu suçun TCK m. 105’teki kanuni düzenleniş şekline, gerekçesine, yürürlüğe girdiği tarihten günümüze değin geçirdiği değişikliklere yer verilerek, hukuki konusu, maddi konusu, faili, mağduru, unsurları, ortaya çıkış biçimleri, nitelikli halleri, yaptırımı ve muhakemesi incelenmiştir. Bu kapsamda 765 sayılı TCK (ETCK) m. 421’de yer verilen “söz atma” ve vücut dokunulmazlığını ihlal etmeyen “sarkıntılık” suçuyla, TCK m. 105’te hükme bağlanan “cinsel taciz” suçu bakımından benzerliklere ve farklılıklara yer verilerek inceleme konusu suç anlatılmıştır. Ayrıca doktrinde yer alan görüşlere, internet aracılığıyla ulaşılan veri tabanlarına, Yargıtay kararlarına olabildiğince ve sistematik bir şekilde yer verilmeye çalışılmıştır. Suçun bünyesinde barındırdığı sorunlara, tartışmalı konulara ve bu sorunların ne şekilde çözümlenebileceği hususunda eleştiri ve önerilere de bu kapsamda değinilmiştir. MAKALENİN TAMAMINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ! == > cinsel-taciz.pdf
  3. Bu broşür ile amaçlanan, cinsel saldırı ve özellikle cinsel taciz konusunda farkındalık yaratmaktır. Cinsel saldırı ve taciz, farklı biçim ve düzeylerde de olsa adli istatistiklere yansıdığından çok daha yaygın ve yaşamın her alanında sık karşılaşılan bir olgudur. Bu broşür ile amaçlanan, cinsel saldırı ve özellikle cinsel taciz konusunda farkındalık yaratmaktır. Cinsel saldırı ve taciz, farklı biçim ve düzeylerde de olsa adli istatistiklere yansıdığından çok daha yaygın ve yaşamın her alanında sık karşılaşılan bir olgudur. Esas olarak cinsiyet ayrımcılığının bir parçası olan cinsel saldırı ve taciz, daha çok kadınlara ve kız çocuklarına karşı işlenmektedir. Bugün etrafımızda cinsel saldırıya uğramış, tanıdığımız pek çok kadın veya kız çocuğunun olması hepimiz için bir üzüntü kaynağıdır. Cinsel saldırı ve taciz, insanlık onuru ile bağdaşmayan, mağdurlarını ve mağdur yakınlarını çok çeşitli biçimlerde olumsuz etkileyebilen bir insan hakkı ihlalidir. Son yıllarda bu saldırılara karşı başta kadınlar olmak üzere toplumun farklı kesimlerinin de çabaları ile kazanılan hukuki ilerlemeleri de görerek, bu konuda mücadeleye devam etmenin gereğine inanıyoruz. Daha önceleri çoğunlukla bu saldırıları kaçınılmaz olarak kabul edip seslerini çıkaramayan kadınlarımız, bugün artık yalnız olmadıklarını bilmelidirler. © Türkiye Barolar Birliği Basım Tarihi : Kasım 2011, Ankara Bu broşür, Ankara Üniversitesi tarafından yayımlanan "Cinsel Saldırı ve Cinsel Tacize Karşı Politika Belgesi"nden de faydalanılarak Kadınlar İçin Hukuk İnisiyatifi'nin katkıları ile hazırlanmıştır. e-posta: kadinlaricinhukuk@gmail.com CİNSEL SALDIRI NEDİR? Cinsel saldırı, rızası olmayan veya herhangi bir sebepten dolayı (yaşının küçüklüğü veya akıl hastalığı) rızası kabul edilmeyen bir kişinin, cinsiyetinden ötürü (genellikle sırf kadın olduğu için) fiziksel ve/veya psikolojik güç kullanımı, tehdit, korku, baskı altına alma, gözdağı verme, hile ve kandırma gibi zorlamalarla cinsel içerik taşıyan fiziksel bir davranışa maruz kalmasıdır. Bu davranışlar cinsel amaçlı bir dokunuştan, ırza geçmeye kadar çok çeşitli şekillerde olabilmektedir. Cinsel saldırı, Türk Ceza Kanunu'nun Kişilere Karşı Suçlar başlığı altında, 102. maddesinde suç olarak düzenlenmiştir. Suçun cezası, 2 yıldan başlamakta ve çeşitli durumlarda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına kadar çıkmaktadır. Bu suçun, beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı veya kamu görevinin / hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle veya üçüncü derece dahil kan ve kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı veya silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilen cezaların yarı oranında artırılacağı da kanunda ayrıca belirtilmiştir. Cinsel saldırı iki biçimde ortaya çıkabilir: İlk şeklinde, cinsel saldırı cinsel birleşme olmadan kişinin vücut dokunulmazlığının ihlali şeklinde gerçekleşir. Bu tür cinsel saldırı örnekleri arasında; sarılmak, ellemek, okşamak, dokunmak, öpmek, elle dokunmak, çimdiklemek, şaplak atmak, omuza veya sırta dokunmak, sırtını sıvazlamak, etini sıkmak, yavaşça sürtünmek, gereksiz fiziksel temaslar ve dokunuşlar vs. sayılabilir. İkinci tür cinsel saldırıda ise; kişinin vücut dokunulmazlığının vücuda cinsel organ veya sair bir cisim sokulmasıyla ihlal edilmesi söz konusudur. CİNSEL TACİZ NEDİR? • İstenmeyen, talep edilmemiş ve hoş karşılanması mümkün olmayan, ancak cinsel saldırı niteliğine varmayan cinsel amaçlı her türlü söz, davranış ve/veya hareketsizliktir. Cinsel tacizi, cinsel saldırıdan ayıran nokta, cinsel saldırıda failin mağdura fiziksel teması söz konusu iken; cinsel tacizde mağdura fiziksel temasın olmamasıdır. • Mağdurunu ezmeyi ve onun üzerinde hakimiyet kurmayı amaçlayan bir güç gösterisi olan cinsel taciz genelde aşağıdaki şekillerde belirir. Sayılan bu davranış veya durumların hiçbirinin yöneltildiği kişi / kişiler tarafından İSTENMEDİĞİNİ ve ONLARIN RIZALARININ BULUNMADIĞINI unutmamak gerekir. □ Fiziksel : Şehvetli ve / veya davetkar bakışlar, cinsel içerikli mimik hareketleri yapmak (göz kırpmak, yalanmak vb.), istenmeyen e-postalar veya linkler göndermek, işyerinde herkesin görebileceği ortak elektronik ağda cinsel içerikli fıkraları biriktirmek gibi. □ Sözel : Laf atmak, cinsel içerikli yorum veya imada bulunmak, cinsel içerikli iltifatlarda bulunmak ve fıkralar anlatmak veya erotik çağrışımlı sorular sormak, kişinin cinsel yaşamı ile ilgili sorular sormak veya dedikodu üretmek, cinsel içerikli küfürler etmek, cinsel konularda tartışma açmak gibi. □ Sözel olmayan hareketler : Cinsel içerikli fotoğraf göstermek veya görülebilir bir yerde sergilemek, bilgisayara cinsel çağrışımlı fon yapmak, kart yollamak, ıslık çalmak gibi. • Yukarıda sayılan ve bunlara benzer istenmeyen cinsel içerikli davranışlardan tek birinin yapılması dahi cinsel taciz olarak kabul edilmek için yeterli olup bu eylemlerin suç olarak nitelendirilmesi için sürekli olması koşulu aranmamaktadır. • Cinsel taciz, Türk Ceza Kanunu'nun 105. maddesinde suç olarak düzenlenmiştir. Bu suçun cezası 3 aydan 2 yıla kadar çıkmaktadır. Ayrıca bu suç hiyerarşi, hizmet veya eğitim ve öğretim ilişkisinden ya da aile içi ilişkiden kaynaklanan nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle ya da aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlendiği takdirde; verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı da düzenlenmiştir. Örneğin işyerindeki nüfuz kullanılarak yapılan cinsel taciz, cezası ağırlaştırılmış bir suçtur. SALDIRININ / TACİZİN MAĞDURLARI KİMLERDİR? Bu saldırıların mağdurları genellikle ve yaşlarına bakılmaksızın kadınlar olup buna kız çocukları ve bebekler de dahildir. Saldırı veya tacize uğrayan kadının, bekar veya evli ya da engelli olması önemli olmadığı gibi başının kapalı veya açık olması, eğitim durumu ile yaptığı iş de önemli değildir. SALDIRININ / TACİZİN FAİLLERİ KİMLERDİR? Bir kadının kocası veya patronu /amiri dahil, genellikle kadınlara karşı fiziki veya duygusal güç kullanarak onların isteği dışında cinsel davranışta /imada bulunan ve kadınları kendi eşiti olarak görmeyen erkeklerdir. CİNSEL SUÇLAR İLE MÜCADELE BEYAN VE DELİLLENDİRME • Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, özellikleri gereği (genellikle iki kişi arasında geçtiği için) kanıtlanması zor suçlardır. Bu yüzden bu tip bir suça maruz kaldığını düşünen kişilerin, yargılamada delil olarak kullanılabilecek değişik türden materyalleri (görsel, işitsel kayıtlar, sperm, doku örneği, doktor raporları ya da tanık ifadeleri gibi) toplama ve saklama konusunda hassas davranmaları önemlidir. Ancak Yargıtay ve Ceza Mahkemeleri'nin, cinsel suçların doğası gereği açık kanıtların olmadığı durumlarda da destekleyici delillere, mağdur ve sanığın samimi, tutarlı olup olmamasına göre, her olayı kendi öznelliği içerisinde değerlendirdiği hatırlanmalıdır. CİNSEL SALDIRIYA VE CİNSEL TACİZE MARUZ KALANLARA ÖNERİLER • Lütfen, cinsel saldırı veya taciz ile karşı karşıya kaldığınızda, bunun 'sizin hatanız' olduğunu ya da 'bir davranışınızın mı buna yol açtığını' düşünmeyin. (Mağdur psikolojisi) • İlk andan itibaren, soruşturmada delil olarak kullanılabilecek ne tür materyal varsa toplayın. Olayın nerede ve ne zaman olduğunu hemen bir yere tüm detayları ile (fail ne söyledi, ne yaptı, olaya kimler tanık oldu vb.) yazın ve bu yazdıklarınızı güvenli bir yerde -örneğin evde- saklayın. Sorunun üstesinden tek başınıza gelmeye çalışmayın ve durumu yakın olduğunuz kişilerle paylaşın. • En kısa sürede güvendiğiniz bir yerden (Barolar, Kadın Örgütleri) ve/veya ailenizden, arkadaşlarınızdan veya iş arkadaşlarınızdan yardım isteyin. • Davranışın hoş karşılanmadığı konusunda kişiyi açık bir şekilde mümkünse güvendiğiniz birkaç kişinin önünde (tanıklığında) uyarın ve istemediğiniz cinsel yakınlaşmalar konusunda açıkça "hayır" deyin. Bu durumun devam etmesi durumunda da, davranışına son vermezse resmi girişimde bulunulacağını bildirin. • Önleme ve korunma için idari makamlara, cinsel taciz ve saldırı konusunda çalışma yapan herhangi bir merkeze (Barolar, Kadın Örgütleri), polise veya savcılığa başvurun. • Destek almak ve haklarınızı öğrenmek maksadıyla Cinsel Saldırı ve Cinsel Tacize Karşı Destek Hizmeti veren bir merkeze başvurun. • Amirinizden / işvereninizden işyerinde cinsel saldırı veya taciz oluşmasını engelleyecek tedbirler alması konusunda taleplerde bulunun. RAHATSIZ EDİCİ DAVRANIŞLARDA BULUNDUĞUNU FARKEDE(MEYE)N KİŞİYE ÖNERİLER • Cinsel yaklaşımlarda karşı tarafın rızasının olup olmadığı konusunda emin olmadan ilerlemeyin ve karşı tarafın rızasının olmadığını gösteren sözlü uyarılarını ve/veya sözsüz tutum ve davranışlarını dikkate alın. • Davranışın rahatsız edici olduğunu fark eder etmez özür dileyin ve oluşan rahatsızlığı önemsiz saymayın veya görmezden gelmeyin. • Rahatsız olan kişinin üstü konumundaysanız veya aranızda herhangi bir tür hiyerarşi ilişkisi varsa o kişiyle ilgili yetkilerinizi başka birine devredin. BİLGİ ALMA VE BAŞVURU MERKEZLERİ • Sosyal Hizmetler Ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na Bağlı Birimler • İl ve İlçe Müdürlükleri'ne başvurarak en yakın Kadın Danışma Merkezleri, Toplum Merkezleri, Aile Danışma Merkezleri, Sığınma Evleri hakkında bilgi alınabilir. • Alo 183 Şiddet Hattı • Aile, Kadın, Çocuk ve Özürlü Sosyal Hizmet Danışma Hattı • Baroların Adli Yardım Servisleri • Pek çok ilde Baro bünyesinde Kadın Hakları ile ilgili birimler bulunmaktadır. Bulunduğunuz ilde Baro'ya başvurarak ilgili birimlere ulaşılabilir, hukuki yardım talebinde bulunabilirsiniz. • Kadın Örgütleri • Ankara Kadın Dayanışma Vakfı Mithatpaşa Cad. No:10/11 Sıhhiye Ankara Tel: 0312 430 40 05 - 0312 432 07 82 e-posta:kadindv@yahoo.com.tr
×
×
  • Create New...