Jump to content
  • Tarih

About this blog

Tarihi olaylar, kişilikler, yaşamlar, antlaşmalar ...

Entries in this blog

2. Dünya Savaşının Bitişini Sokak Ortasında Dans Ederek Kutlayan Adam – 18 Ağustos 1945

"Dans Eden Adam"ın bu kaydı, Avustralya tarihi ve kültüründe ikonik bir statü kazandı ve savaşın sonunda neşenin ve sevincin sembolü oldu. Bir şehrin insanlarının duygularını yakalayan güzel bir görüntü. Görüntüde "Dans Eden Adam" ismini alan kişi, İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ilan edildiği 15 Ağustos 1945 tarihinde  * , Avustralya-Sydney sokaklarında neşe ile dans ederken görülmekte. "Dans Eden Adam" sokak ortasında dans ederken, O'nun bu sevincini gören M

İlk Osmanlı Seçimleri ve Parlamentosu

Kanun-i Esasi'yi hazırlamakla görevlendirilen komisyonun üzerinde çalıştığı konulardan biri seçimlerin yapılarak Meclis-i Umumî'nin toplanmasını sağlamak olmuştur. Komisyon, meclisi oluşturacak üyelerin atamayla mı yoksa seçimle mi belirlenmesi konusu üzerinde titizlikle durmuştur. Giriş Osmanlı Devleti XIX. yüzyılın sonuna doğru Batılı devletler karşısında oldukça zayıf bir durumda iken, 1856 Paris Antlaşması görüşmeleri sırasında ilan ettiği Islahat Fermanı ile azınlıklara yeni hakla

ankahukuk

ankahukuk in Makale

Salem Cadı Olayları – ABD ‘de Cadı Avı ve İhbarcılık Histerisi

Salem cadı olayları; 1692 - 93 yılları arasında İngiliz sömürgelerinin yaşadığı Massachusetts'in (günümüzde ABD'nin kuzeydoğusunda eyalet) Salem Kasabası'nda yaşanmıştır. Barbados'tan getirilen Tituba adlı bir köle kadının anlattığı vudu öykülerinden etkilenen birkaç genç kız, içlerine şeytan girdiğini iddia ederler ve aralarında Tituba'nın da bulunduğu üç Salemli kadını cadılıkla suçlarlar. Onlar da, işkence altında başkalarını suçlar ve sonunda bir ihbarcılık histerisi tüm Massachusetts'i

Engizisyon Mahkemelerinin en mükemmeliyetçi infaz yöntemi: Diri diri yakılma

Tam bir imha ve temizlenme anlamına gelen diri diri yakılma, Ortaçağ Avrupasındaki Engizisyon Mahkemelerinin ceza hiyerarşisindeki en ağır infaz şekli idi. Engizisyon Mahkemeleri tarafından 17. yüzyılın başına kadar kısmen uygulanan ölüm cezaları, bazen başka yöntemler kullanılsa da “diri diri yakma”, “suda boğma” ve “diri diri toprağa gömme” olarak üç farklı grupta toplanabilir. Bu infaz yöntemleri arasında “diri diri yakma” ceza hiyerarşisi içinde en ağırı idi. Tam anlamıyla bir imha

Ankara İstiklal Mahkemesi'nde Bir Heyet-i Fesadiye Davası

Ankara İstiklal Mahkemesi'nin 1925 sonlarında başlattığı ve zorlama bir kararla toplu olarak gördüğü Heyet-i Fesadiye Davası. Heyet-i Fesadiye Davası 10 Ocak 1922'da tamamlandı. Aslında üç ayrı dava söz konusuydu. Çerkez Ethem'in Kuva-yı Seyyaresinin Bolşevik Taburu Komutanı İsmail Hakkı Bey'in en önemli sanığı olduğu ve birinci dönem milletvekilleri Eyip Sabri (Akgöl) ve Hüsrev Sami (Kızıldoğan) beylerin de aralarında bulunduğu yedi sanıklı hıyanet-i vataniye davasında sanıklardan İsm

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

Dünya'da Bilinen İlk Mahkeme Kararı

Samuel Noah Kramer'in kitabından alınmış bir mahkeme kararı “İLK MAHKEME KARARI” İ.Ö. 1850 yıllarında Sumer ülkesinde bir cinayet işleniyor. Biri ber­ber, biri bahçıvan, biri de mesleği belli olmayan üç kişi tarafından Lu-­İnanna isimli bir mabet memuru öldürülüyor. Katiller bilinmeyen bir nedenden, onun Nin-dada isimli karısına, kocasını öldürdüklerini söy­lüyorlar. Kadın bunu gidip ilgililere bildireceği yerde susup oturuyor. Fakat o zaman bile, daha doğrusu yükse

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

Kral Edward’ın Türkiye Ziyareti

Eylül 1936’da Büyük Britanya Kralı VIII Edward (şimdiki kraliçenin amcası) Türkiye’ye gayriresmi ziyaret yaptı. Kral, özel Nahlin yatını kiralamış, Amerikalı sevgilisi Wallis Simpson ve dostlarıyla Akdenz’e açılmıştı. Kendi hükümetiyle arası kötüydü; dış politikada yapmaya çalıştığı hamleler hoş karşılanmıyordu. Yugoslavya ve Yunanistan’a gittikten sonra 3 Eylül’de Çanakkale’ye geldi, buradaki İngiliz mezarlarını ziyaret ettikten sonra İstanbul’a doğru yola çıktı. The Times gazetesine

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

Darülfünun Hukuk Mektebi’nin ceza hukuku hocası

Krikor Zohrab, kısa sürede İstanbul’un önde gelen avukatları arasında yer alır. Türkçe ve Ermenice’nin yanında, çok iyi bildiği Fransızca nedeniyle özellikle ticari uyuşmazlıklarda başarılı olur. Ancak, bir süre sonra Abdülhamit döneminin baskıcı rejiminin de etkisiyle, zor ve tehlikeli siyasi davaları da üstlendiği için Ceza Hukuku alanında ünlenir. Krikor Zohrab Kirikor Zohrab, kısa sürede İstanbul’un önde gelen avukatları arasında yer alır. Türkçe ve Ermenice’nin yanında, çok

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya Ermeni Komiteler Tarafından Düzenlenen Bir Suikast Girişimi

Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya karşı çeşitli tarihlerde suikastlar düzenlenmiştir. Bu girişimleri yapanlar arasında, Türklerin yanı sıra Ermeni Komiteler de vardır. Ermeniler “Büyük Ermenistan” hayallerinin gerçekleşmesinin önünde engel gördükleri Türk devlet adamlarına karşı saldırılar gerçekleştirmişlerdir. Talat Paşa, Cemal Paşa ve diğer yöneticilere karşı yaptıkları girişimlerin birçoğunda başarılı olmuşlar ve bazı devlet adamlarını şehit etmişlerdir. Ermeni komitelerinin 1924 yılında Gazi Musta

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

Teşkilat-ı Mahsusa’nın meşhur silahşoru Yakup Cemil: Puslu havada kurtken kuzu olmak

İttihat ve Terakki Cemiyeti iktidarı ele geçirirken birçok yasadışı yola tevessül etmişti. Bunlar arasında suikast, adam kaçırma ve şantaj bazılarıydı. Bu tip eylemler, başında Enver Paşa’nın bulunduğu ‘fedailer’ grubu olarak bilenen bir ekip tarafından yapılıyordu. Her şeyiyle Enver Paşa’ya tam bir bağlılık içinde bulunan fedailer grubu içinde; Yakup Cemil, Kuşçubaşı Eşref, Süleyman Askeri, Binbaşı Eyüp Sabri, Kolağası Resneli Niyazi, Albay Selahaddin, Cafer Tayyar, Sapancalı Hakkı, M

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

Eski Yunan Yargı Sistemi: MÖ IV. Yüzyılda Atina’da Yargıçlar Ve Mahkemeler

Bu makalede Aristoteles’in tarihsel ve bilimsel olgulara ilişkin kapsamlı derlemeleri arasında günümüze ulaşan “Atinalıların Devleti” adlı eseri temel alınarak MÖ IV. yüzyılda Atina yargı sistemi konu edilmektedir. Çalışma, söz konusu eseri esas alarak eskiçağ Atina’sının yargı sisteminin temeli olan yargıçlar, mahkemeler ve yargılama usulleri tarihsel analiz yöntemleri çerçevesinde incelenmiştir. Eski Yunanlıların siyasal örgütlenmesi, günümüzden farklı olarak ulus devlete değil, “polis” denile

ankahukuk

ankahukuk in Makale

5 Nisan Avukatlar Günü Tarihsel Dayanağı

5 Nisanın Avukatlar Günü olarak kutlanması 1958 yılında İzmir'de barolar arası bir kurul ve Türkiye Barolar Birliği'nin gerçekleşmesi yolunda bir karar alındı. Yani Türkiye Barolar Birliği o karardan sonra yapılan savaşımlarla gerçekleşti ve o toplantıda kutlanmasına karar verildi. 5 NİSAN 1958 BARO BAŞKANLARI İZMİR TOPLANTISI: 3 Ocak 1934 de İzmir'de yapılan "Türkiye Avukatlar Birliği" Toplantısında; "Türkiye Barolarının aynı çatı altında toplanması düşüncesi" kabul edilmi

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

M. Kemaleddin'in Çevirisi ile Maurice Hauriou'nun "Hukuk Fakülteleri ve Gayeleri" Adlı Makalesi

M. Kemaleddin'in Darülfunun Hukuk Fakültesi Mecmuası'nda yer alan 1927 yılına ait bu çevirisi, Maurice Hauriou'nun kaleme aldığı ve başka konu başlıkları ile yayımlanmasına devam edileceği anlaşılan yazılardan biridir. Maurice Hauriou meşhur Fransız hukukçu ve sosyolog olarak Toulouse Hukuk Fakültesinde uzun yıllar ders vermiş ve görüşleri ile ülkesinin hukuk pratiğini etkilemiştir. Ona göre hukuk, toplumsal yaşamın düzenleyicilerindendir ve hukukun toplumun çağdaşlaşmasını ve sürekliliğini sağl

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

Lozan Anlaşması Sonrası İsmet İnönü'nün Meclis Konuşması

Lozan Barış Antlaşması, 23 Ağustos 1923 tarihinde 340, 341, 342 ve 343 numaralı kanunlarla onaylandı. TBMM görüşmeleri sırasında Hariciye Vekili İsmet Paşa, bir konuşma yaparak, Türkiye'nin kazanımlarını anlattı. İSMET İNÖNÜ'NÜN KONUŞMASINDAN... "Lozan Konferansı milletimizin Avrupa ortasında davet olunduğu büyük bir imtihandır." "Acaba uzaklardan sesini işittiğimiz Türkiye medeni alem ortasında ve günagün müşkilat içinde vazıh ve sarih olarak davasını teş

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

Mecelle'de İş Sözleşmesi

Genç bir hukuk dalı olan ve gelişimini sürdüren iş hukukuna ilişkin Osmanlı hukukunda hükümler bulmak mümkündür. Bu hükümlerden bir kısmı da Mecelle içerisinde düzenlenmiştir. Genç bir hukuk dalı olan ve gelişimini sürdüren iş hukukuna ilişkin Osmanlı hukukunda hükümler bulmak mümkündür. Bu hükümlerden bir kısmı da Mecelle içerisinde düzenlenmiştir. İş sözleşmesine ilişkin hükümler Mecelle’nin ikinci kitabı olan Kitabü’l-icârât içinde “icare-i ademi” başlığı altında bulunmaktadır. Diğ

ankahukuk

ankahukuk in Makale

Kolektif suç mu kolektif çılgınlık mı?

Halkın önemli bir kısmı, Hitler’in iktidara gelmesini açıkça destekledi. Hitler, sadece işçi sınıfının örgütlü ve bilinçli olduğu çok az yerde ve Yahudilerin bir kısmından oy almamıştı. Şubat 2016'da Almanya’nın Detmold kentinde, Auschwitz toplama kamplarında bekçi olarak çalışan 94 yaşındaki Reinhold Hanning “170 bin insanın öldürülmesine iştirak etme” suçunu işlemekten yargılanmaya başlandı. İlk duruşmada avukatları, sanığın yüz binlerce insanın gaz veya yakılma suretiyle öldürüldüğü Ausc

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

Nazileri Kandıran Salgın

II. Dünya Savaşı, Almanya'nın Eylül 1939'da Polonya'yı istila etmesiyle başlamıştı. Polonya'yı hem sosyal olarak ekonomik olarak sakat bırakan ve 5,5 milyon Polonyalı'nın öldüğü bu savaşta bazı Polonyalı erkek, kadın ve çocuklar iki Polonyalı hekim sayesinde ölümden kaçabildi. Eugene Lazowski ve Stanislaw Matulewics kurgusal bir salgın bulmaya karar verdiler ve sahte bir aşı geliştirdiler. Salgın tifo, mahpuslarla ve mültecilerle ilişkili bir hastalıktı. Bu savaş hastalığı, özellikle insanl

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

Topsy’nin elektrikli hikayesi

Siz hiç doğa belgesellerinde amuda kalkan fil, ateş çemberinden atlayan aslan ya da selam veren at gördünüz mü? Göremezsiniz, çünkü doğada böyle saçma hayvan davranışları yoktur. Ama kendini hayvanların efendisi zanneden insan, 18. yüzyıldan bugüne kadar süren bir utancın; sirk denen korku ve işkence çadırlarının mimarı oldu. Fil Topsy, 19. yüzyılın sonlarına doğru popülerliği artan bu sirklerden birinde, Forepaugh Sirki’nde “görevli”ydi. Topsy, emirleri yerine getiriyor, işini yapıyo

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

Türkiye'de Maden Hukukunun Tarihsel Gelişimi

Türklerin madenle tanışması Ergenekon Destanıyla başlamıştır. Ergenekon kelimesi maden yeri anlamına gelir. Osmanlı Devletinin Anadolu’da hâkimiyetini sağlaması ile Osmanlı Madenciliği başlamıştır. Osmanlı’da maden kaynaklarının işletmesi, madenin bulunduğu toprağa bağlı olarak yapılmıştır. Vakıf arazi madenleri, vakıf; devlet arazisindeki madenler devlet tarafından çıkartılır ve kullanılırdı. Özel-tapulu arazide yer alan madenlerde ise, arazi sahibi sermaye koyarak madeni çıkartmalı ve yılda 1/

ankahukuk

ankahukuk in Makale

Ortaçağ’da Cadılar

Cadı avı, Avrupa’da sonraları da Amerika’da dönem dönem ortaya çıktı. Yakılan kurbanların büyük çoğunluğu cadı olduklarını ve şeytanla işbirliği yaptığını kabul eden kadınlardı. Ne var ki bu itirafların hepsi işkence altında yapılmıştı. Günümüzde fantastik edebiyat oldukça popüler. Harry Potter, ya da Yüzüklerin Efendisi gibi yapıtlarda karşımıza çıkan büyü ve büyücüler bizi eğlendiriyor.  Bugün büyü denen şeyin aslında var olmayan, yalnızca masallarda kendine yer bulabilecek bir uğraşı old

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

Tarihi zehirle yazmak...

Antikçağ'dan bugüne kadar, zehirle işlenen cinayetlerin sadece çok azı açığa kavuşturulabildi. Ancak, çözümlenen olaylara ilişkin gerçekler de, geceler boyu uyku kaçıracak kadar korkunç... Zehir, düşük miktarlarda kullanıldığında etkili tedavi edici maddeler arasında yer alıyor. Bu açıdan bakıldığında zehir, Tanrı'nın insana bir lütfu olarak görülüyor. Ama yüksek dozda kullanıldığında da, zorlu düşmanların ve nefret edilen kocaların kolayca ortadan kaldırılmasını sağlıyor. Aslı

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

Salik Kanunu'na Göre Bir Mahkeme Günü

Germenler, Batı Roma İmparatorluğu’nu fethettikten sonra, hem Romalılarla hem de Galyalılarla kültürel bir alışveriş içerisine girdiler. Barbarların o zamana dek hiç görmedikleri bir yaşayıştan vardı. Ve hatta yazılı kanunları… Cermenler kabileler halinde yavaş yavaş Roma ya göç etmeye başladılar. Önceleri amaç çetin kıştan kaçmak, hayvanlarına geniş otlaklar elde etmekti. Ancak geldikleri yerlerde karşılaştıktan medeniyet, tüm barbar kavimlerini kendi kültürlerinden arın

ankahukuk

ankahukuk in Blog Yazısı

×
×
  • Create New...