Jump to content

Etimolojik Hukuk Sözlüğü


Recommended Posts

AKİKA

Arapça bir kelime olup “yeni doğan çocuğun başındaki saç” demektir. Terim olarak ise yeni doğan çocuk için kesilen şükür kurbanı demektir. 
 

Link to comment
Share on other sites

  • Replies 304
  • Created
  • Last Reply

Top Posters In This Topic

  • ankahukuk

    305

AKİDE

Bir şeye inanmak, bir kimseyi veya bir haberi tasdîk etmek ve kabul ile ona sadık kalmak; inanış tarzı, inanma şekli, telâkki tarzı. İtikâdla iman eş anlamlı olup, teslim ve boyun eğme anlamını da kapsarlar. 
 

Link to comment
Share on other sites

AKİLE

Diyet ödemek anlamına gelen 'akl' mastarından ism-i fâil olup, diyet ödemeyi yüklenen kimse veya kimseler demektir. Kasten birisini öldürmekten veya bir organa karşı kasten işlenen cinayetten dolayı ödenmesi gereken diyet, suçu işleyenin malından ödenir. Öldürme fiili kasta benzer şekilde veya yanlışlıkla (hata yoluyla) işlenmiş ise diyeti 'âkile' öder. 
 

Link to comment
Share on other sites

AKRABA

Arapçada “yakın” anlamına gelen karib kelimesi,bu genel manası yanında özellikle “biriyle aynı soydan olan kimse” yi de ifade etmekte olup bunun çoğulu olan akriba Türkçede akraba şeklinde ve daha geniş anlamda kullanılmaktadır. 
 

Link to comment
Share on other sites

AKREDİTİF (Kredi mektubu)

Bir bankanın kendi şubelerinden birinde ya da bir başka bankada ,bir kimse için kendi yükümlülüğü altında açtırdığı miktarı belli kredi hesabı ve bu hesap işlemi için ilgili şube ya da bankaya yazılmış ve müşteriye verilmiş mektup anlamına gelen Fransızca kelimedir. 

Diğer bir deyişle Bir bankanın, belirli bir para tutarı için, üçüncü bir şahıs lehine, kefaleti altında, muhabiri nezdinde açtırdığı itibar hesabıdır.

Bankalar genellikle yurt dışından mal getirtmek isteyen ithalatçılara, bedelini yurt dışında rahat ödeyebilmeleri için o ülkede irtibatlı olduğu bir banka (muhabir banka) ile anlaşarak kredi açar. Bu işlem için genellikle, ithalatçının bankası (Türkiye’deki banka), muhabir bankaya bir akreditif mektubu (letter of credit) yazar. Müşterinin de, bankaya bir taahhütname niteliğinde mektup tevdi etmesi gerekir.Akreditifte, kredi emrini alan muhabir bankaya “creditant”, krediyi açan muhabir bankaya “crediteur”, krediyi alan şirkete “crédité” adı verilir. 

Akreditifin işleyişi şu şekilde olmaktadır: Genelde ithalatçı ve ihracatçıdan oluşan akreditif tarafları, Ödemenin akreditifle yapılacağını satış akdinde kararlaştırırlar ve itha¬latçı kendi bankasına yabancı ülkedeki ihracatçı lehine belirli miktar¬da bir akreditif açılması için talimat verir. Banka bu talimat üzerine ih¬racatçının ülkesindeki muhabirinden, istenilen şartlara uygun akrediti¬fin açılmasını ister ve akreditif açılır. İhracatçı, malı gönderince ilgili belgeleri muhabir bankaya ibraz ederek malın bedelini tahsil eder. Mu¬habir banka belgeleri akreditif açma talimatını veren bankaya ulaştırır ve parayı tahsil eder. Mal gümrüğe gelince de ithalatçı malın bedelini akreditif bankasına öder ve bankadan aldığı evrakla malı gümrükten çeker. 
 

Link to comment
Share on other sites

AKSİYOM

Fransızca bir kelime olan aksiyom, sözlükte ön kanıt,  bilgi üretim anlamlarına gelir. Terim olarak ise doğruluğu ispat gerektirmeyecek kadar açık ve sorgulanamaz varsayılan ifade yani doğruluğu ispatsız kabul edilen önerme demektir. Yine terim anlamı olarak Bir  mantıksal sistemde, başka önermelerin üretilmesi için gerekli olan, yeni önermelerin üretilebilmesinde başlangıç noktası olarak alman ve tanımı gereği doğru kabul edilen önerme demektir. Bu anlamı ile mukaddime ile eş anlamlıdır. Yine aksiyom, prensip, ilke kelimeleri ile de eş anlamlıdır. Dogma kelimesi de eş ve yakın anlamlıdır. 

Akla dayalı beş tabii hukuk aksiyomu vardır;

1-Başkasının malına el uzatmamak;
2-Başkasının malını kendisine iade etmek
3-Verilen sözleri tutmak
4-kusurlu olarak neden olunan zararı tazmin etmek
5-Hakedeni cezalandırmak. 
 

Link to comment
Share on other sites

ALAY ETME

Küçük düşürücü, güler bir edayla, insanların ayıp ve kusurlarım bulup meydana çıkarmak, alay etmek demektir. Alay, söz ve davranışla olduğu gibi yazı ve ima yoluyla da olur.  

Başkalarını alaya alma eyleminin ardında kibir, aşırı bir gurur, hakir görme, acizliğini bu yolla ödünleme, kinlerini ve kıskançlıklarını tatmin etme gibi eğilimler mevcuttur. İnsanların hatasız ve kusursuz olması mümkün değildir. Onların davranışlarında bedenlerinde, kendileriyle ilgili her şeyde bir eksikliğin hatanın bulunması mümkündür. İşte bir insandaki bu gibi durum ve özellikleri baz alarak onun hakkında kusurlu, hatalı hükmünü vermek, onunla alay etmek suretiyle de bu hükmü infaz etmeye kalkışmak ahlaki kusurdur. 
 

Link to comment
Share on other sites

ALELHESAP

Sözlükte “hesaplaşmak üzere; hesaba sayarak; sayışılmak üzere” gibi diyalogları ifade eder. Hukuki terim olarak “doğan kardan bir bölümünün ileride tamamı üzerinde hesaplatılmak üzere önceden ödenmesi” demektir.
 

Link to comment
Share on other sites

 Share


  • Who's Online (See full list)

    There are no registered users currently online

×
×
  • Create New...