Jump to content

Search the Community

Showing results for tags 'idare hukuku rehberi'.

  • Search By Tags

    Type tags separated by commas.
  • Search By Author

Content Type


Categories

  • Records
  • Lozan Antlaşması
  • Hastane Enfeksiyonlarının Hukuki Yansımaları
  • Darbeye Teşebbüs Suçu
  • Kubilay Olayı
  • Milli Nizam Partisi Dosyası

Forums

  • A Test Category
  • Hukuk Eğitimi's Hukuk Fakülteleri Bilgi Paylaşım Alanı
  • Hukuk Deposu's Hukuk Sözlükleri
  • Ankahukuk Arşiv's Arşiv Haberler
  • Ankahukuk Arşiv's Blog Yazıları

Blogs

  • Hukuk Dünyası's Ceza Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Avukatlık Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Ceza Usul Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Gayrimenkul Hukuku
  • Hukuk Dünyası's İdare Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Aile Hukuku
  • Hukuk Dünyası's İcra - İflas Hukuku
  • Hukuk Dünyası's İş Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Kira Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Medeni Usul Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Sigorta Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Sosyal Güvenlik Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Ticaret Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Tüketici Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Diğer Hukuk Dalları
  • Hukuk Dünyası's Borçlar Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Anayasa / Kamu Hukuku
  • Hukuk Dünyası's Miras Hukuku
  • AnkaBlog's Sosyoloji
  • AnkaBlog's Tarih
  • AnkaBlog's Fotoğraf
  • AnkaBlog's Politika
  • AnkaBlog's Bilim
  • AnkaBlog's Sinema
  • AnkaBlog's Felsefe
  • AnkaBlog's Radyo Tiyatrosu
  • AnkaBlog's Belgesel
  • AnkaBlog's Edebiyat
  • AnkaBlog's Kültür
  • AnkaBlog's Magazin
  • AnkaBlog's Müzik
  • AnkaBlog's Psikoloji
  • Hukuk Eğitimi's Hukuk Eğitimi Dökümanları
  • Hukuk Eğitimi's Hakimlik-Savcılık Sınavları
  • Hukukçular Lokali's Yazıyorum
  • Hukuk Deposu's E-Makaleler

Find results in...

Find results that contain...


Date Created

  • Start

    End


Last Updated

  • Start

    End


Filter by number of...

Joined

  • Start

    End


Group


Hukuk Fakültesi Mezunu musunuz? / Öğrencisi misiniz?


Cinsiyet


About Me


Meslek


Mezun Olduğunuz / Okuduğunuz Hukuk Fakültesi

Found 2 results

  1. İdari yargıda davanın ihbarına ilişkin yargı kararları ışığında sık sorulan sorular Tarafların Talebi Üzerine İhbar Yapılması Usule Aykırı Mıdır? T.C. DANIŞTAY 10. DAİRE E. 2016/97 K. 2016/2054 T. 18.4.2016 KARAR : Dava, davacılar çocuğu ve kardeşi olan ...'ın 3.10.2010 tarihinde Kahramanmaraş Döngel Deresi Taşkın Koruma İnşaat Proje sahasında inşaat çalışması yapılmakta iken sahada bulunan tersip bendi ve beş (5) adet kademeli ıslah sekileri önünde toplanan çamurlu su birikintisi içine girmesi sonucu boğularak vefat ettiği ve ölüme davalı idarece, inşai faaliyetler sırasında gerekli önlemlerin alınmaması ve idari hizmetin kusurlu işletilmesinin neden olduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen destekten yoksun kalma ve manevi zararlar …Davalı idarenin ihbar istemi hakkında karar verilmediği yolundaki temyiz isteminin incelenmesinden, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu İle Vergi Usul Kanununun Uygulanacağı Haller" başlıklı 31.maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda, davanın ihbarı ile ilgili olarak yapılacak işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı ancak davanın ihbarının mahkeme veya hâkim tarafından re'sen yapılacağı belirtilmiştir. 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu yürürlükten kaldıran 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61.maddesinde, "Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir." hükmüne; 62.maddesinde ise, "İhbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir. (2) Davanın ihbarı sebebiyle yargılama bir başka güne bırakılamaz ve ihbarın tevali etmesi gibi zorunlu olan durumlar dışında süre verilemez." hükmüne yer verilmiştir. Tazminat istemiyle ne karşı açılan bakılmakta olan davada, davalı idarenin, davanın .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ihbar edilmesini talep ettiği görülmektedir. Her ne kadar İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarda anılan maddesinde, davanın ihbarının mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılacağı belirtilmiş ise de, bu durum, tarafların istemi üzerine mahkemenin davayı ihbar etmesine engel değildir. Buna göre, yukarda aktarılan gerekçe doğrultusunda temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması sebebiyle, bozma üzerine mahkemesince iş bu ihbar talebi hakkında da yeniden değerlendirme yapılacağından, bozulan kısım yönüyle bu hususta ayrıca karar verilmesine gerek olmadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, idari yargılama usulleri içerisinde ancak taraflar yanında davaya katılım mümkün olduğundan, yani, tarafların yerine geçerek davayı sürdürmeye yönelik bir katılımın mümkün olmaması karşısında, İdare Mahkemesi kararının, herhangi bir bozma sebebi bulunmayan manevi tazminat isteminin kabulüne dair kısmı yönünden, ihbar istemi hakkında bir karar verilmemiş olmasının, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, 1-) Temyiz isteminin kısmen reddi ile, Kahramanmaraş İdare Mahkemesi'nin 28.10.2015 tarih ve E:2014/374, K:2015/999 Sayılı kararının, manevi tazminat isteminin kabulü ile, adli yargıda dava açma tarihi olan 3.10.2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine dair kısmının ONANMASINA, SONUÇ : 2-) Temyiz isteminin kısmen kabulü ile, anılan kararın, maddi tazminat isteminin kabulüne ve yasal faizin başlangıç tarihine dair kısmının BOZULMASINA, bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, yürütmenin durdulması istemi hakkında karar verilmediğinden 45,60.-TL harcın istemi halinde davalı idareye iadesine, 18.4.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. *** T.C. DANIŞTAY 15. DAİRE E. 2015/8819 K. 2015/8250 T. 1.12.2015 TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbeşinci Dairesi'nce, davacının karar düzeltme istemi kabul edilerek, Danıştay 15. Dairesi'nin 27/05/2015 tarih ve E:2014/4787; K:2015/3250 Sayılı kararı kaldırılarak temyiz istemi yeniden incelenip gereği görüşüldü: KARAR : Dava; ...Eczanesi için verilen 15.01.2013 günlü, 17/72 Sayılı ruhsatın; söz konusu eczanenin tapuda tarla olarak göründüğü, ilgili mevzuatında ise eczanelerin bağımsız dükkanlarda açılması gerektiğinin belirlendiği, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle açılmıştır. …Öte yandan, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sükununu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemlerde 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yollamada bulunulmakta ve devamında davanın ihbarı ve bilirkişi seçiminin Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılacağı hükmüne yer verilmektedir. İdare Mahkemesi tarafından, anılan mevzuat hükmü kapsamında bakılan davanın, karardan etkileneceği açık olan davaya konu ..... Eczanesi sahibi Eczacı ....'na ihbar edilerek ruhsatı davaya konu edilen eczacının davaya katılmasına imkan verilmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, ihbar kuralları işletilmeksizin ve belirtilen araştırma ve değerlendirmeler yapılmadan, davaya konu işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle Ankara 13.İdare Mahkemesi'nin 17/01/2014 günlü, E:2013/364; K:2014/105 Sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 01/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Mahkeme Re’sen İhbar Etmez İse, Taraflar İhbar Talebinde Bulunabilir mi? Mahkeme Bu Talebi Değerlendirebilir mi? T.C. DANIŞTAY 5. DAİRE E. 2012/2503 K. 2013/3648 T. 2.5.2013 TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü: KARAR : Dava, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.'ne bağlı … Elektrik Dağıtım A.Ş. Elazığ İl Müdürlüğü emrinde İş Kanununa tabi statüde raportör olarak görev yapan davacının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine yönelik 01.11.2010 tarih ve 7406 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31.maddesinde "davanın ihbarı" konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine yollama yapılmakla birlikte anılan maddenin 1. fıkrasına 18.06.1994 günlü, 4001 sayılı Yasanın 14. maddesiyle "Ancak davanın ihbarı ve bilirkişinin seçimi Danıştay mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır." yolundaki hüküm eklenmiş bulunmaktadır. Bu hükmün, bir usul kuralını içermesi nedeniyle bakılan davada da gözönünde tutulması gerekeceği açıktır. Anılan maddenin düzenleniş biçimi karşısında; Danıştay, mahkeme veya hakimin re'sen ihbara gerek görmediği, buna karşılık taraflardan birinin yöntemine uygun biçimde vereceği dilekçe ile davanın ihbarını istediği takdirde, davaya bakmakta olan mahkemenin, bu istemi değerlendirmesi ve buna ilişkin yasal prosedürü işletmek suretiyle buna göre bir karar vermesi gerekeceğini vurgulamak gerekir. Bu durumda, davalı … Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin davanın Devlet Personel Başkanlığına ihbarını içeren dilekçesinin İdare Mahkemesince yukarıda açıklanan madde hükmüne göre değerlendirilmesi ve buna dair tebligat tamamlandıktan sonra esas hakkında karar verilmesi gerekirken, bu yola başvurulmadan doğrudan esas hakkında karar verilmiş olmasında usule uyarlık bulunmamaktadır. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, Elazığ 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 24.01.2012 günlü, E:2011/830; K:2012/48 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/c fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun'la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme'ye gönderilmesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Mahkeme Taraflardan Birinin İhbar Talebini Değerlendirebilir mi? T.C. DANIŞTAY 5. DAİRE E. 1991/501 K. 1993/4530 T. 17.11.1993 TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü: Davacı, 331 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen geçici madde uyarınca intibakının yapılması yolundaki isteminin reddine ilişkin işlemin 2914 sayılı Yasanın 3/c. maddesi de gözetilerek iptali istemiyle dava açmıştır. …Sözü geçen maddelerin birlikte incelenmesinden de anlaşılacağı üzere, davanın ihbarı ile ihbarda bulunan taraf ihbarda bulunulandan görülmekte olan bir davada, davaya katılarak kendisine hukuki yardımda bulunmasını ve ortak hukuki çıkarları ilgilendiren davanın kazanılması için kendisiyle birlikte çaba sarfedilmesini istemektedir. HUMK`nun düzenlemesine göre davanın ihbarının mahkeme kanalıyla yapılması asıl olup; görülmekte olan "davanın her halinde ihbar caizdir." Taraflardan birinin yöntemine uygun biçimde düzenleyeceği dilekçe ile davanın ihbarını istemesi halinde davaya bakmakta olan mahkemeye düşen görev bu konudaki dilekçeyi doğrudan doğruya davanın ihbar edileceği kişi ya da kuruluşa göndermekten ibaret olup; mahkemenin bu konuda ayrıca bir karar alması gerekmediği gibi ihbar isteminin hukuken haklı olup olmadığını inceleyip bu istemin kabulü ya da reddi yolunda bir karar vermesi de anılan yasa hükümleri karşısında olanaklı ve uygun değildir. Açıklanan hukuksal duruma göre davalı idarenin davanın Maliye Bakanlığına ihbarını içeren dilekçesinin idare mahkemesince adı geçen bakanlığa tebliğ edilmesi gerekirken bu yola gidilmemesinde ve yasaya aykırı olarak ihbar isteminin reddine karar vermek suretiyle davanın sonuçlandırılmasında usule uyarlık görülmediğinden davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle İzmir 3. İdare Mahkemesinin 31.10.1990 günlü, E: 1989/1140, K: 1990/788 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 49. maddesinin 1/c maddesi uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 17.11.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
  2. İdari Yargıda Müdahale hakkında sık sorulan sorular ve İdari Yargı kararları ile verilen cevaplar Müdahil yürütmenin durdurulmasını talep edebilir mi? T.C. DANIŞTAY 5. DAİRE E. 2015/5863 T. 17.11.2015 TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca ilk inceleme ile görevli Tetkik Hâkimi 'in açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği düşünüldü: KARAR : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde yapılan gönderme uyarınca olayda uygulanacak olan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 68. maddesinde müdahilin, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebileceği; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabileceği hükme bağlanmış olup, Kanun'un gerekçesinde de müdahilin, tarafın yardımcısı olması sebebiyle, onun işlem ve açıklamalarına aykırı işlem yapmasının müdahillik konumuyla bağdaşmayacağı, fer'î müdahilin ancak, yanında katıldığı tarafın işlemlerine yardımcı olacak nitelikte işlemler yapabileceği ve onun yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebileceği belirtilmiştir. SONUÇ : Davalılar Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü ve İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü yanında davaya katılan Başbakanlık tarafından, İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması ve yürütülmesinin durdurulması istenilmiş ise de; davalılar tarafından, anılan kararın yürütülmesinin durdurulması isteminde bulunulmadığından, müdahil Başbakanlık nın İdare Mahkemesi kararının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin isteminin incelenmeksizin reddine, kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, 17.11.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. Müdahil Karar Düzeltme Talebinde Bulunabilir mi? T.C. DANIŞTAY 5. DAİRE E. 2015/3715 K. 2015/6922 T. 9.9.2015 TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakimi açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği düşünüldü: KARAR : 6100 sayılı Yasanın, bu amaç gözetilerek düzenlenen müdahaleye ilişkin hükümlerinin incelenmesinden; müdahilin, davanın tarafından bağımsız istekte bulunamayacağı, yalnızca tarafın davadaki istemine yardımcı olacak kimi açıklamalar yapabileceği ve bu konularda hukuki yardımda bulunabileceği, davaya taraf olandan bağımsız olarak tek başına kanun yollarına başvuramayacağı anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; Dairemizin 5/3/2015 günlü, E:2013/9584, K:2015/2031 sayılı kararına karşı, davalı idare tarafından kararın düzeltilmesi isteminde bulunulmamasına karşın; davada müdahil olan nca kararın düzeltmesi isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır. SONUÇ : Bu durumda; davalı idare tarafından, söz konusu kararın düzeltilmesinin istenilmemiş olması karşısında; müdahilin, yanında davaya katıldığı taraf olmadan kararın düzeltilmesi isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmadığından, karar düzeltme isteminin incelenmeksizin reddine, 09.09.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. *** T.C. DANIŞTAY 17. DAİRE E. 2015/9316 K. 2015/1943 T. 8.5.2015 TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onyedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: KARAR : Uyuşmazlıkta, karar düzeltme isteminin sadece davalı idare yanında davaya katılan tarafından talep edildiği görüldüğünden, öncelikle sadece müdahil tarafından karar düzeltme isteminde bulunulup bulunulamayacağı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Fer'i müdahale" başlıklı 66. " …………başlıklı 68. maddesinde: Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, müdahale talebi kabul edilen kişiye davayı takip edebilme, katıldığı tarafın yararına tüm iddia ve savunmalarda bulunabilme hakkı tanındığı, aynı zamanda yanında katıldığı tarafın işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan usuli işlemleri yapabileceğinin düzenlendiği görülmektedir. Söz konusu maddeler adil yargılanma hakkı kapsamında da değerlendirilmelidir. … Öte yandan, idari yargı mercileri önünde görülen davalarda, davaya müdahalenin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda yer aldığı şekliyle uygulanacağı öngörülmesine rağmen, adli ve idari yargı düzeninde davaya müdahalede bulunan üçüncü şahısların uyuşmazlığın esasından etkilenme dereceleri farklılık arz edebilmektedir. İdari işlemlerin yargısal denetiminde işlemi tesis eden makam olarak kamu idareleri davalı konumunda yer almalarına rağmen, söz konusu idari işlem ile farklı bir statü sahibi olan üçüncü kişiler, idari işlemin hukukiliğini koruması ya da iptali sonucunu doğuracak yargı kararından, davalı konumundaki idarelerden daha fazla etkilenebilmektedirler. Bu açıdan idari yargı mercileri önündeki uyuşmazlıklarda, müdahilin sadece davalı idare ile birlikte hareket edebileceği ve tek başına kanun yoluna başvuramayacağının mutlak bir şekilde kabulü halinde, davalı idarelerin kanun yoluna başvurmamaları durumunda, davalı yanında müdahil konumunda bulunan üçüncü kişilerin, adına tesis edilen bir idari işlem konusunda hak arama özgürlüğünün temin edilememesi, bir başka ifadeyle mahkemeye erişim hakkının kısıtlanması söz konusu olabilecektir. Bu şekilde yapılacak bir yorum, yukarda yer alan düzenlemelere ve Mahkeme kararlarına aykırılık teşkil edecek, mahkemeye erişim hakkının özünü zedeleyecektir. Benzer bir uyuşmazlıkta, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince "Menemen Minibüsçüler Odası ile Türkiye" kararında; Menemen Minibüsçüler Odasının hakkında tesis edilen idari işlemler konusunda açılan iki farklı davada; ilk davada temyiz aşamasında sınırlı savunma yapabilmesi ve esasa dair görüşlerini dile getirememesi, ikinci davada ise dava dışında kalması ve davalı Valilik tarafından kanun yoluna başvurulmaması nedenleriyle, kendisini savunamadığı sonucuna varılarak, başvuranın mahkemeye erişim hakkından yoksun bırakıldığına ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine karar verilmiştir. Sonuç olarak, bahsi geçen düzenlemelerde yer alan ve anılan Mahkeme kararlarıyla da yorumlanan adil yargılanma hakkının uygulanabilir ve etkili olarak hayata geçirilmesi adına, hak arama özgürlüğü ve mahkemeye erişim hakkının, kararın sonucundan doğrudan etkilenen müdahiller açısından da temin edilmesi, diğer taraftan kanun yollarına başvuru hakkını da kapsayacak şekilde kabul edilmesi bir gerekliliktir. … Bu durumda, davalı idare yanında davaya katılan şirketin, davaya konu işlemin iptalinden doğrudan etkileneceği, karar düzeltme isteminin kabul edilmemesi halinde mahkemeye erişim hakkının ve hak arama özgürlüğünün kısıtlanacağı görüldüğünden, kararın düzeltilmesini talep edebileceği kabul edilerek işin esasına geçildi. Danıştay Dava Daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararlar hakkında karar düzeltilmesi yoluna başvurulabilmesi 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinde yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. SONUÇ : İstemde bulunan tarafından öne sürülen düzeltme nedenleri ise sözü edilen maddede belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymadığından düzeltme isteminin reddine, yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 08.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Müdahil Temyiz Talebinde Bulunabilir mi? T.C. DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU E. 2011/1659 K. 2011/778 T. 29.9.2011 İstemin Özeti : Davacı şirketin, Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin ( Turkcell ), katıl kazan türündeki kampanyalara ilişkin olarak mobil pazarlama hizmetleri sunan firmalarla yapmış olduğu münhasırlık içeren anlaşmalar yoluyla 4054 Sayılı Kanunun 4. ve 6. maddesini ihlal ettiğine ilişkin şikayet başvurusu üzerine yapılan önaraştırma sonucunda, …davacı şirkete 12.3.2008 günlü, 842 Sayılı işlemle bildirilen 27.12.2007 günlü, 07-92/1191-461 Sayılı Rekabet Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen davaya konu işlemin iptaline ilişkin 18.4.2011 günlü, E:2008/4519, K:2011/1655 Sayılı kararı, davalı yanında davaya katılan Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, dosya incelendi, gereği görüşüldü: KARAR : 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle yollamada bulunulan H.U.M.K.'nun 53. maddesinde, "hakkı veya borcu bir davanın neticesine bağlı olan" 3. şahsın, iki taraftan birine katılmak için davaya müdahale edebileceği; 57. maddesinde de, müdahilin katıldığı tarafla birlikte hareket edeceği kurala bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 18.4.2011 günlü, E:2008/4519, K:2011/1655 Sayılı kararını, davaya davalı idare yanında katılan şirketin temyiz ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; müdahilin yanında katıldığı tarafla birlikte hareket etme koşulunun gerçekleşmemiş olması nedeniyle, temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, müdahilin temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, 29.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Müdahil e tebligat yapılması zorunlu mudur? T.C. DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ GENEL KURULU E. 2003/512 K. 2003/738 T. 16.10.2003 TÜRK MİLLETİ ADINA Davacı şirketin; 506 sayılı Yasanın Ek 37. maddesi uyarınca sigorta ve emeklilerin özürlü çocuklarının gelişim ve eğitimlerine yapılacak yardımların usul ve esaslarının belirlenmesine ilişkin Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığının 9.5.2001 günlü, 3-181 Ek sayılı Genelgesinin 1, 7, 8, 9, 10,12, 13,14, 18/b-d-e ve 19 uncu maddelerinin iptali istemiyle açtığı davada; Danıştay Onuncu Dairesince verilen ve dava konusu genelgenin 1, 7, 8, 9, 10, 12, ve 18/b-d-e maddelerinin iptaline, genelgenin 14 ve 19 uncu maddelerine yönelik davanın reddine ilişkin bulunan 6.11.2002 günlü, E: 2001/1627, K: 2002/4187 sayılı kararın iptale ilişkin kısmını davalı idare temyiz etmektedir. …Dosyanın incelenmesinden, ... Özel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili Av. ... tarafından verilen 4.1.2002 günlü dilekçe ile davaya, davalı idare yanında müdahil olarak katılmak isteminde bulunulduğu, Danıştay Onuncu Dairesinin 31.1.2002 günlü kararı ile, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 53. maddesi hükmü uyarınca davalı idare ile birlikte hareket etmek üzere davanın bulunduğu noktadan itibaren istemin kabulüne karar verildiği, ancak temyize konu 6.11.2002 günlü, E: 2001/1627, K: 2002/4187 sayılı Danıştay Onuncu Dairesinin nihai kararında katılma istemi kabul edilen adı geçen şirketin yer almadığı ve dolayısıyla kararın anılan şirkete tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, ... Özel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin kararın sonucu ile ilgisi bulunduğu kabul edilerek davaya davalı idare yanında katılmasına karar verilmekle birlikte, kararda yer verilmediğinden adı geçen müdahilin kararın kendisine tebliği ile karardan bilgi sahibi olmak ve dolayısıyla davalı idare ile birlikte hareket etmek iradesini kullanmak suretiyle kararı temyiz etmek hakkını kullanmaktan mahrum bırakılmış olması nedeniyle kararda usule uygunluk bulunmamaktadır. Diğer taraftan, davalı Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı tarafından verilen temyiz dilekçesinde de belirtildiği üzere, dava konusu Genelgenin 13. maddesinin de iptalinin istenilmiş olmasına karşın, Danıştay Onuncu Dairesince anılan madde ile ilgili bir değerlendirme yapılıp bu konuda herhangi bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 6.11.2002 günlü, E: 2001/1627, K: 2002/4187 sayılı kararının belirtilen eksiklikler tamamlanmak üzere bozulmasına, 16.10.2003 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : 1 - Danıştay Onuncu Dairesince davaya davalı idare yanında katılmasına karar verilen ... Özel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin temyize konu kararda yer almaması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisine uymadığından, işin esasının incelenmesi suretiyle temyiz istemi hakkında karar verilmesi gerektiği oyu ile, Daire kararının bu nedenle bozulması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum. 2 - 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin yollama yaptığı HUMK'un 56. maddesinde, katılma kabul edildikten sonra müdahilin davayı bulunduğu noktadan itibaren takip ve 57. maddesinde, katıldığı tarafla birlikte hareket edebileceği öngörülmektedir. 2577 sayılı Yasanın 25. maddesinde de, kararların taraflara bildirileceği açıklanmıştır. Aynı yasanın 48. maddesinin 5. fıkrası yürütmenin durdurulması istekli temyiz dosyalarında tebligatın temyiz yerince yapılacağı şeklindedir. Bu durumda müdahilin davayı izleme hakkı olduğuna ve tarafla birlikte hareket edeceği kuşkusuz bulunduğuna göre; yargılamanın her aşamasından bilgisi olması ve karar metninde yanlışlıkla yazılmamış bulunsa bile tebligatın müdahile de yapılması gerektiğinde kuşku yoktur. Tersi durumda, müdahil yargısal gelişmeden habersiz kalacağı gibi, kararda yazılmaması halinde taraflara da tebligat yapılmaması sonucunun da doğacağı açıktır. Öte yandan, İdari Yargılama Usulü Kanununun 30. maddesinde iki tarafın ad ve soyadı ile ilgili yanlışlıkların, yanlışlıkların düzeltilmesi yoluyla giderilebileceği açıklanmaktadır. Eksiklik ve yanlışlık yanında, ismin hiç yazılmamış olmasının da yanlışlık kapsamında değerlendirilmesi yasanın güttüğü amacın doğal sonucudur. Açıklanan nedenlerle dosyanın Dairesine gönderilmesi olanağı kullanılmadan temyize konu kararın diğer tebligatlarla beraber müdahile de bildirimi yapılarak, yanlışlığın düzeltilmesi ya da temyiz istemi olduğu takdirde konunun değerlendirmeye bırakılması böylece temyiz aşamasıyla ilgili yargısal akışın sürdürülmesi gerektiği oyuyla karara karşıyız.
×
×
  • Create New...